felix markets felix markets finans felix markets felix markets pro felix markets 360
Son Dakika
--:--:--

Dil Altı İlaçları Yüksek Tansiyonda Her Zaman Çözüm Değil Uzmanlar Uyarıyor

Uzmanlar, ani tansiyon yükselmelerinde ‘dil altı’ ilaçlarının her zaman doğru çözüm olmadığını, kontrolsüz düşüşlerin organ hasarına yol açabileceğini belirtiyor. Hangi durumların acil olduğunu ve doğru yaklaşımı öğrenin.

0 Yorum Yapıldı
Bağlantı kopyalandı!
Dil Altı İlaçları Yüksek Tansiyonda Her Zaman Çözüm Değil Uzmanlar Uyarıyor

Ani tansiyon yükselmelerinde halk arasında ‘hayat kurtarıcı’ olarak bilinen dil altı ilaçlarının kullanımı her zaman güvenli olmayabilir. Kontrolsüz ve hızlı tansiyon düşüşleri beyin, kalp ve böbreklerde kalıcı hasara yol açabiliyor. Büyük Anadolu Samsun Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, dil altı tansiyon ilaçlarının kullanımına ilişkin önemli uyarılarda bulundu.

Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, halk arasında ‘dil altı tansiyon ilacı’ olarak bilinen bazı ilaçların ani tansiyon yükselmelerinde hızlı çözüm olarak görüldüğünü belirtti. Ancak her yüksek tansiyon durumunda bu yaklaşımın doğru olmadığını vurgulayan Yücel, tansiyonu hızlı ve kontrolsüz düşürmenin bazı hastalarda faydadan çok zarar verebileceğini ifade etti. Hipertansiyonun yaygınlığına dikkat çeken Yücel, bu durumun bireysel bir tercih olmaktan çok halk sağlığı konusu olduğunu söyledi. Ayrıca, ‘dil altı tansiyon ilacı’ olarak bilinen ürünlerin resmi olarak ağızdan kullanılan tabletler olduğunu ve bu ifadenin halk arasındaki yerleşmiş bir yanlış anlaşılma olduğunu belirtti.

Tansiyon Yükselmesinde Sayıdan Önce Belirtiler Önemli

Dr. Yücel, tansiyon yükseldiğinde akla ilk gelen sorunun ölçülen değer olduğunu ancak hekimlik açısından daha önemli olanın bu yükselmeye eşlik eden tehlikeli belirtiler olup olmadığı olduğunu söyledi. Tansiyonun geçici olarak ağrı, korku, panik, uykusuzluk, stres, efor veya kafein gibi faktörlerle yükselebileceğini belirtti. Bu nedenle tek bir ölçüme bakarak kesin hüküm vermenin doğru olmadığını ifade etti.

Yücel, göğüs ağrısı, nefes darlığı, konuşma bozukluğu, yüzde kayma, kol veya bacakta güçsüzlük, görme kaybı, bilinç bulanıklığı, bayılma veya şiddetli baş ağrısı gibi belirtilerin varlığının, yalnızca rakamdan daha önemli bir tehlike işareti olabileceğini vurguladı. Hekimlerin bu belirtilere odaklandığını ve acil tıbbi değerlendirme gerektiren durumların evde kendi kendine ilaç almakla geçiştirilmemesi gerektiğini belirtti.

Her Yüksek Tansiyon Acil Değildir Ancak Bazıları Gerçekten Acildir

Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, her yüksek tansiyonun acil olmadığını ancak bazılarının gerçekten acil durum teşkil ettiğini açıkladı. Güncel tıbbi yaklaşımın, ciddi yakınması olmayan ve organ hasarı belirtisi taşımayan durumları, acil müdahale gerektiren durumlardan ayırdığını söyledi. İlk grupta tansiyonun hemen sert biçimde düşürülmeye çalışılmadığını, ölçümün doğrulandığını ve hastanın dinlendirildiğini belirtti.

İkinci grupta ise yüksek tansiyona göğüs ağrısı, nefes darlığı, ani nörolojik belirtiler, bilinç değişikliği, görme kaybı veya konuşma bozukluğu gibi durumların eşlik ettiği ve acil yardım zincirine başvurulması gereken tabloların yer aldığını ifade etti. Tansiyonun ani biçimde düşürülmesinin, özellikle ileri yaşta ve uzun süredir hipertansiyonu olan kişilerde beyin, kalp ve böbrek gibi organlara giden kan akımını olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Bu nedenle panikle yapılan ve kontrolsüz müdahalelerin baş dönmesi, halsizlik, bayılma ve organ kanlanmasında bozulma gibi sorunlara yol açabileceğini vurguladı.

Evde yüksek tansiyonla karşılaşıldığında panik yapılmaması gerektiğini belirten Yücel, ölçümün doğru teknikle yapıldığından emin olunması gerektiğini söyledi. Kişinin kısa bir süre dinlenip ölçümü tekrarlaması gerektiğini ifade etti. Tansiyon ölçümünde kısa bir dinlenme süresi, konuşmadan oturma, sırtın desteklenmesi, kolun kalp seviyesinde tutulması ve art arda birkaç kez ölçüm yapılması gibi kurallara dikkat edilmesi gerektiğini belirtti. Başkasının ilacının kullanılmaması, tansiyon ilaçlarının kişiye özel olduğu ve genel bir çözüm olarak görülmemesi gerektiğini vurguladı. Ayrıca, düzenli kullanılan tansiyon ilaçlarının hekim önerisi olmadan kesilmemesi veya düzensiz kullanılmaması gerektiğine dikkat çekti.

Yücel, yüksek tansiyona göğüs ağrısı, nefes darlığı, konuşma bozukluğu, yüzde kayma, kol veya bacakta güçsüzlük, ani görme kaybı, bilinç bulanıklığı, sersemlik, bayılma veya çok şiddetli baş ağrısı gibi belirtilerden birinin eşlik etmesi durumunda acil servise başvurulması gerektiğini hatırlattı. Bu belirtiler varken durumun yalnızca ‘tansiyon yükseldi’ şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini, çünkü yüksek tansiyonun bazen asıl sorunun nedeni veya acil müdahale gerektiren hastalıklarla birlikte görülen bir sonuç olabileceğini belirtti.

Güncel tıbbın yüksek tansiyon yönetiminde daha seçici, kontrollü ve güvenli bir yaklaşım benimsediğini ifade eden Yücel, asıl amacın gelişigüzel ve hızla tansiyon düşürmek değil, hangi hastanın acil durumda olduğunu ayırt etmek ve tedaviyi buna göre planlamak olduğunu söyledi. Bu durumun, her yüksek tansiyon tablosunun ‘dil altına bir hap atıp geçsin’ anlayışıyla yönetilmemesi gerektiği yönünde açık bir kamu sağlığı mesajı verdiğini belirtti.

Doç. Dr. Oğuzhan Yücel, yüksek tansiyonla yaşayan kişiler için en etkili korumanın düzenli takip, ilaç uyumu, tuz kısıtlaması, kilo kontrolü, egzersiz ve hekim önerilerine bağlı kalmak olduğunu vurguladı. Halk arasında ‘dil altı tansiyon ilacı’ olarak bilinen ilaçların sanıldığı kadar basit bir çözüm olmadığını ve tansiyonu hızlıca düşürmenin her zaman doğru tedavi anlamına gelmediğini belirtti. Doğru yaklaşımın, doğru hastada, doğru zamanda ve doğru değerlendirmeyle belirlendiğini sözlerine ekledi. Yüksek tansiyonun tek başına bir sayı olmadığını, bazen dikkatle değerlendirilmesi gereken bir uyarı olduğunu ve bu uyarının doğru okunmasının yanlış bir alışkanlıktan daha değerli olduğunu söyledi. Her yüksek tansiyon tablosunun evde ‘dil altı’ diye bilinen ilaçlarla müdahale gerektirmediğini, asıl önemli olanın tehlike işareti olup olmadığını ayırt etmek ve gerektiğinde zaman kaybetmeden tıbbi yardım almak olduğunu hatırlattı.

Benzer Haberler
Prof. Dr. Mehmet Yalnız Hareketsiz Yaşam ve Beslenmenin Sindirim Sistemi Hastalıklarını Artırdığını Açıkladı
Prof. Dr. Mehmet Yalnız Hareketsiz Yaşam ve Beslenmenin Sindirim Sistemi Hastalıklarını Artırdığını Açıkladı
Dil Altı İlaçları Yüksek Tansiyonda Her Zaman Çözüm Değil Uzmanlar Uyarıyor
Dil Altı İlaçları Yüksek Tansiyonda Her Zaman Çözüm Değil Uzmanlar Uyarıyor
Vertigo Belirtileri Tuz Tüketimiyle Tetiklenebilir
Vertigo Belirtileri Tuz Tüketimiyle Tetiklenebilir
20 Yıllık Ses Teli Felci Çilesi Ankara’da Sona Erdi
20 Yıllık Ses Teli Felci Çilesi Ankara’da Sona Erdi
Prof. Dr. Cengiz Köksal’dan Riskli Kalp Ameliyatında ‘Made in Türkiye’ Yöntemi
Prof. Dr. Cengiz Köksal’dan Riskli Kalp Ameliyatında ‘Made in Türkiye’ Yöntemi
Uzmanlardan Kafein Uyarısı Kahve ve Çay Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Uzmanlardan Kafein Uyarısı Kahve ve Çay Tüketiminde Dikkat Edilmesi Gerekenler
Haberin Doğru Adresi
Halk Gazetesi

Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.