Milli Eğitim Bakanı Tekin, “Okul Dışı Öğrenme Ortamları” platformunun tanıtımında, öğrenmeyi sınıf duvarlarının dışına taşıyarak müze, kütüphane ve bilim merkezleri gibi mekanların eğitimin ayrılmaz bir parçası haline gelmesinin önemine vurgu yaptı. Bu yenilikçi proje, bilginin hayata dokunarak derinleşmesini hedefliyor.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, öğrenme serüvenimizi bambaşka bir boyuta taşıyacak heyecan verici bir projenin tanıtımında konuştu: “Okul Dışı Öğrenme Ortamları” dijital platformu. Ankara Resim ve Heykel Müzesi’nin tarihi atmosferinde gerçekleşen bu buluşmada Bakan Tekin, eğitimin sadece dört duvar arasında kalmaması gerektiğini, aksine mekanların da başlı başına birer öğretmen rolü üstlendiğini vurguladı. Öğrenci deneyimini zenginleştiren her ortamın, eğitimin doğal bir parçası haline gelmesinin önemine dikkat çekti.
Bu devrim niteliğindeki platform sayesinde öğretmenler, işledikleri konuya uygun müze, kütüphane, bilim merkezi gibi zengin öğrenme alanlarına tek bir tıkla ulaşabilecek. Hatta sanal turlarla bile bu mekanları öğrencilerine taşıyabilecekler. Bakan Tekin, bu platformun, öğrenmeyi hayatın dışına iten, onu kuru bir bilgi yığınına indirgeyen anlayışı kökten değiştireceğini belirtti. Onun tabiriyle, bilginin değer kazandığı yer, çocuğun emek verdiği, ter döktüğü, soru sorduğu, sanata, üretime, tabiata dokunduğu ortamlardır.
Bakan Tekin, hayatla temas eden öğrenmenin derinleşeceğine, bu derin kavrayışın zamanla hikmete, karaktere ve sorumluluk şuuruna dönüşeceğine inancını dile getirdi. Müzelerden kütüphanelere, atölyelerden bilim merkezlerine, hatta tarihi çevrelerden cami ve barajlara kadar akla gelebilecek her ortamın bir öğrenme sahasına dönüşebileceğinin altını çizdi. Önemli olanın, öğrencilerin dikkatini celbeden, meraklarını harlı tutan ve soru sormaya teşvik eden her imkanı öğrenme ortamına çevirmek olduğunu ifade etti.
Günümüzde bilgiye erişimin inanılmaz bir hız kazandığını, ancak bu durumun beraberinde bazı zorlukları da getirdiğini belirtti Bakan Tekin. Bir ekrandan diğerine savrulan pek çok gencin, bilgiyi sadece yüzeysel olarak teğet geçtiğini, anlamın derinliklerine nüfuz edemediğini gözlemlediklerini anlattı. “Bu yüzden evlatlarımıza öğrenmenin kendisini öğretmek zorundayız” diyen Tekin, ‘Ne biliyorum?’ sorusunun ‘Niçin biliyorum, bu bilgi bende nasıl bir iz bırakıyor?’ gibi sorularla desteklenmedikçe gerçek anlamda olgunlaşmayacağını vurguladı. Bilgiye eşlik eden bir düşünce terbiyesi ve iç muhasebe imkanının birlikte inşa edilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Milli Eğitim Bakanı, okulların ne kadar donanımlı olursa olsun, çevrelerindeki imkanlarla irtibat kurmadıkça çocukların tecrübe ufkunu genişletemeyeceğini dile getirdi. Münferit olarak gerçekleştirilen iyi örneklerin – bir müze gezisi, bir bilim merkezinde geçirilen birkaç saat – çok kıymetli olduğunu ancak artık bunlarla yetinilemeyeceğini belirtti. Bütün bu çabaların bir çizgiye, bir sistematiğe, sürekliliğe ve kurumsal bir dile kavuşmasının şart olduğunu ifade etti. Dünya genelinde birçok ülkenin, şehirlerini ve kültürel kurumlarını öğrenme sürecinin doğal bir uzantısı haline getirdiğini hatırlatarak, Türkiye olarak bu yönelişi kendi medeniyet birikimimiz ve irfan damarımızla yoğurarak özgün bir eğitim çizgisi oluşturma gayretinde olduklarını aktardı.
“Okul Dışı Öğrenme Ortamları” projesi, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin en görünür halkalarından biri. Bu model, öğrenmeyi öğrencilerin yaşadığı mahalle, şehir ve coğrafyanın içine sinmiş bir “hayat bilgisi” olarak ele alıyor. Proje, şehrin sunduğu eşsiz imkanları öğretmenlerin eğitim planlarına, öğrencilerin ise öğrenme serüvenlerine dahil etmeyi amaçlıyor.
Bakan Tekin, projenin Türk dünyasıyla entegrasyonu için de talimatlar verdiğini paylaştı. “Türkistan’ın da değerlerini sürecin içerisine dahil edelim” sözleriyle kültürel mirasımızın öğrenme sürecine entegrasyonuna verdiği önemi vurguladı. Tarih derslerini sadece at sırtında savaşan ataların hikayelerinden ibaret görmekten çıkarıp, medeniyet inşa eden, insani, hukuki ve ahlaki sistematiğe yön veren bir geçmiş olarak ele almanın gerekliliğini savundu. Bu hayalinin gerçekleşmesinde emeği geçenlere ayrıca minnettar olduğunu belirtti.
Milli Eğitim Bakanlığı Temel Eğitim Genel Müdürü Ebubekir Sıddık Savaşçı’nın da konuşma yaptığı programda, iki öğretmen platformun işleyişini ve sunduğu imkanları katılımcılarla paylaştı.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.