Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün 30.000 kilometre bölünmüş yol hizmete alma töreninde önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye’nin ulaşım altyapısındaki devrim niteliğindeki ilerlemeyi vurgulayan Erdoğan, bu başarının önündeki engellere ve “takoz” olarak nitelendirdiği muhalefetin geçmişteki eleştirilerine değindi. Milletin desteğiyle yazılan bu yol destanının, ülkenin kalkınmasındaki rolünü ve geleceğe yönelik hedefleri paylaştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Karayolları Genel Müdürlüğü’nün otuz bininci kilometre bölünmüş yol hizmete alma töreninde, Türkiye’nin ulaştırma ağındaki muazzam dönüşümü ve katedilen mesafeyi coşkulu bir dille anlattı. Konuşmasında, bölünmüş yol ağının 30 bin 49 kilometreye ulaşmasının sadece bir rakam değil, aynı zamanda bir kalkınma ve bağlanma destanı olduğunun altını çizdi.
Erdoğan, ulaştırma alanındaki bu dev yatırımların Türkiye’nin gücüne güç kattığını vurgularken, duygularını şöyle ifade etti: “Bugün, yapımı tamamlanan bölünmüş yollarımızın 30 bininci kilometresini hizmete almanın, eserlerimize yeni bir halka eklemenin gururunu yaşıyoruz. Yatırımlarımızla Türkiye’yi daha da güçlü kılmanın, 86 milyon vatandaşımıza aşkla hizmet etmenin mutluluğu içindeyiz. Bir yandan kalpleri kenetlerken, diğer yandan şehirlerimizi bölünmüş yollarla birbirine bağlamanın sevincini yaşıyoruz.”
Cumhurbaşkanı, bu büyük başarının ardındaki gizli kahramanları unutmadı. Yolların inşasında fedakarca ter döken, asfalta alın terini katan emekçilere, mimar ve mühendislere, yol yapım projelerinde görev alan herkese millet adına şükranlarını sundu. Geçmiş dönemlerde görev yapan ulaştırma bakanlarına ve özellikle de bu projenin temelini atanlardan merhum Bayındırlık ve İskan Bakanı Zeki Ergezen’i rahmetle anarak, onların vizyonuna atıfta bulundu.
Ayrıca, gece gündüz demeden, yaz kış demeden, en çetrefilli şartlarda yolların bakım, onarım ve açık kalması için canla başla çalışan Karayolları personeline de kalpten teşekkürlerini iletti. “Bu kardeşlerimiz, yollarımızı 7 gün 24 saat açık tutmak, özellikle kar kış demeden her yolu adeta gün gibi yapmak için var gücüyle çalıştılar. Biz ‘Acaba nasıl gideceğiz?’ derken, yollarımızın açıldığını gördük. Rabbim hepsinden razı olsun, emeklerini bereketli kılsın” sözleriyle gönülleri ısıttı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti’nin 23 yıllık hizmet serüvenini “Halka hizmet, Hakka hizmettir” şuuruyla özetledi. Milletin emanetini yere düşürmemek, 86 milyon insanımızı en iyi eserlerle buluşturmak için “dişimizi tırnağımıza takarak” çalıştıklarını ifade etti. “En doğusundan en batısına, en kuzeyinden en güneyine, şehit kanlarıyla sulanan bu vatana aşkla hizmet etmenin gayreti içindeyiz” sözleriyle, hizmet anlayışlarının temelini perçinledi.
2002’den bu yana Türkiye’yi her alanda zirveye taşıdıklarını, eğitimden sağlığa, teknolojiden savunma sanayiine kadar her kulvarda büyük başarılara imza attıklarını belirtti. Eski Türkiye’yi bilenlerin, iktidarlarının en büyük başarı hikayesini ulaştırma alanında yazdığını tasdik ettiğini söyledi. Kara, hava ve deniz yollarında gerçekleştirilen devasa projelerle, Türkiye’nin ulaştırma altyapısının küresel bir ekole dönüştüğünü vurguladı. Ankara Esenboğa Havalimanı’nın üçüncü pisti, İstanbul Havalimanı’nın dünya markası oluşu ve deniz ulaşımındaki hayal ötesi projeler bu dönüşümün somut örnekleri olarak sıralandı.
Konuşmasının en çarpıcı bölümlerinden biri, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “takoz” benzetmesine getirdiği açıklıktı. Bu sıfatı kimseyi kötülemek için kullanmadıklarını, sadece bir durum tespiti yaptıklarını belirtti. “23 yıldır ülke ve millet hayrına yaptığımız her işin önüne takoz koymaya çalıştıkları için bunları ifade ediyoruz. Arkaik bir zihniyeti, ülkemiz muhalefetini mefluç eden çarpık bir anlayışı tarif etmek için bu benzetmeyi kullanıyoruz” diyerek, muhalefetin engelleme tavrına net bir gönderme yaptı.
Erdoğan, bölünmüş yol projesini ilk açıkladıklarında karşılaştıkları hezeyanları tek tek hatırlattı. “Bu yollar çabucak bozulur, milletin kaynağını israf ediyorsunuz”, “Kendilerine yakın müteahhitleri zengin ediyorlar”, “Petrol lobisine hizmet ediyorlar”, “Bölünmüş yola ne lüzum var, mevcut yolları koruyun yeter” gibi akla ziyan iddiaların havada uçuştuğunu anlattı. Hatta “Bunların bilinçaltında milleti bölmek var, onun için bölünmüş yol adını kullanıyorlar” diye köşe yazılarının yazıldığını belirterek, o günlerdeki iftira kampanyalarına dikkat çekti. Meclis tutanaklarının bile bu vizyonsuz eleştirilerle dolu olduğunu söyledi.
“Eğer biz bunlara kulak assaydık, bugün burada olamazdık. Türkiye’ye hepimizin göğsünü kabartan bu manzarayı yaşatamazdık” diyen Erdoğan, “Sadece milletimizi dinledik, sadece milletimize hizmet etmeye odaklandık” vurgusuyla, takoz zihniyetine rağmen nasıl ilerlediklerini özetledi. “Yol medeniyettir” şiarıyla hareket ettiklerini, “Yol ver dağlar yol ver bana” türküleriyle yol mahrumiyeti çeken günleri tarihin tozlu raflarına kaldırdıklarını belirtti. Rüşvetin, talanın, yağmanın yolunu yapmaya çalışanlara, milletin parasıyla sefa süren “jet sosyeteye” rağmen ülkenin dört bir yanını bölünmüş yollarla donattıklarını gururla dile getirdi.
Cumhurbaşkanı, bu yolların sadece ulaşımı kolaylaştırmakla kalmadığını, aynı zamanda ekonomiye ve çevreye de büyük katkılar sağladığını belirtti. “Vakit ve yakıt israfını önledik, araç yıpranmalarını en aza indirdik, çevre kirliliğini azalttık. Turizmden tarıma kadar hayatın her alanında ilave katma değer üretilmesini sağladık” diyerek, yolların çok boyutlu faydalarını sıraladı. Şehirler arası seyahatin artık bir eziyet olmaktan çıkıp, adeta keyfe dönüştüğünü ifade etti.
“Bölünmüş yollar bizi bölecek diyen tetikçilere en güzel cevabı, insanımızı buluşturarak, hasret çeken gönülleri kucaklaştırarak biz verdik” sözleriyle, yolların sosyal birleştirici rolüne dikkat çekti. Türkiye’nin doğu-batı, kuzey-güney yönlü ulaşım hatlarındaki merkezi konumunun Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, Körfez Geçişi ve 1915 Çanakkale Köprüsü gibi dev yatırımlarla daha da güçlendiğini vurguladı.
Ancak tüm bu kazanımlardan daha önemlisinin, trafik kazalarının azaltılması olduğunu belirten Erdoğan, yol kusurundan kaynaklanan kaza oranının neredeyse sıfıra indirildiğinin altını çizdi. “Bunun değeri, maliyeti, kazancı parayla ölçülemez. Önüne geçilen her kaza, kurtarılan her hayat bizim için dünyalara bedeldir” diyerek, vatandaşın “Allah razı olsun” duasının her türlü makamın ve rütbenin üstünde olduğunu ifade etti. Gelecek nesillere güvenli bir Türkiye bırakmanın sevincini yaşadıklarını söyledi.
Hizmet sevdalısı bir kadro olarak mevcut başarıları yeterli görmediklerini belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, önlerinde daha çok yol, daha çok eser ve hayata geçirmeyi bekleyen nice hedef olduğunu dile getirdi. “İnşallah sabırla, sevdayla, samimiyetle çalışarak bu hedeflerimize de vasıl olacağız” sözleriyle, geleceğe dair kararlılık mesajı verdi.
23 sene önce 6 bin 101 kilometre ile başladıklarında kendilerini hayal kurmakla itham edenlere rağmen, sadece 8 yılda bu rakamı 15 bin kilometreye çıkardıklarını hatırlattı. Bugün 30 bin kilometreyi aşmanın gururunu yaşadıklarını tekrarlayan Erdoğan, “Rabbim ömür verdikçe ‘Durmak yok, yola devam’ diyorum” diyerek sözlerini tamamladı.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.