Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, 6 Şubat depremlerinin üçüncü yıl dönümünde Hatay’da yaptığı açıklamalarda, kültürel mirasın yeniden ihyası için yapılan destansı çalışmaları detaylandırdı. Hatay’ın kadim dokusunun nasıl titizlikle ayağa kaldırıldığını ve milletin vakur duruşunun bu süreçteki önemini vurguladı.
6 Şubat depremlerinin yürek burkan üçüncü yıl dönümünde, Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, medeniyetlerin beşiği Hatay’dan tüm Türkiye’ye anlamlı mesajlar verdi. Yıkımın derin izler bıraktığı bu topraklarda, kültürel mirasımızı yeniden canlandırma gayretlerini, Hatay Büyükşehir Belediyesi Tarihi Binası’nda yapılan özel bir konuşmayla paylaştı.
Bakan Ersoy, felaketin hemen ardından kültür varlıklarımızın korunmasına yönelik kapsamlı ve eşi benzeri görülmemiş bir seferberlik başlattıklarını belirtti. 11 ilde, tarihimizin ve kimliğimizin sessiz tanıkları olan eserler için detaylı tespit, tasnif, temizleme ve belgeleme operasyonları yürüttüklerini aktardı. Bu çalışmaların, her bir eserin ruhuna uygun, bilimsel bir titizlikle yapıldığının altını çizdi.
Ersoy’un verdiği bilgilere göre, depremlerin etkilediği 5.119 taşınmaz kültür varlığı tek tek incelendi. Bu varlıkların 364’ü tamamen yıkılırken, binlerce eser farklı düzeylerde hasar gördü. Ancak bu acı tablo, bir yılmazlık öyküsüne dönüştü. Bakanlık, tespit edilen yapıların özgün niteliklerini muhafaza ederek yeniden inşası ve restorasyonu için yoğun bir proje sürecine girişti.
Bugüne dek 11 ilde 63 uygulama başarıyla tamamlanırken, 21 projenin de hızla sonuna yaklaşıldığı müjdesi verildi. Bu destansı çalışmalarda sadece Bakanlığa ait yapılar için yaklaşık 7,3 milyar liralık bir kaynak kullanıldı. Bununla birlikte, özel mülkiyetteki tescilli yapılara da 2 milyar liraya yakın destekle adeta can suyu verildi. Bu, devletin kültürel mirasa olan bağlılığının somut bir kanıtı.
Kadim şehir Hatay, bu ihya sürecinin tam merkezinde yer alıyor. Bakan Ersoy, Hatay’da yaklaşık 2,3 milyar lira ödenekle 10 çalışmanın bitirildiğini, 5 projenin ise hala devam ettiğini açıkladı. Özellikle 307 hektarlık “Hatay Kent Bütünü Çevre Düzenlemesi” ve “Hatay Kentsel Tasarım Uygulamaları” gibi mega projeler, şehrin belleğini yeniden yazıyor.
Antakya’daki sivil mimarlık örneklerinin belgelenmesi için de büyük çaba sarf edildi. Bugüne kadar 69 yapının projesi hazırlandı, 2025’e dek 28 yapının daha projelendirilmesi hedefleniyor. Hatay Müze Müdürlüğü’nde ise 1080 metrekarelik devasa mozaik panolar titizlikle kurtarılarak geleceğe taşındı. Hasarlı mozaik ve taş eserlerin restorasyon çalışmaları aralıksız sürüyor. Hatay Arkeoloji Müzesi’nin yeni yüzüyle bu yıl içinde açılacak olması, şehir için büyük bir nefes olacak.
Depremler, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün de omuzlarına ağır bir yük yüklemişti; yaklaşık 15 milyar liralık bir maliyetten söz edildi. Toplam 377 vakıf eseri zarar gördü. Ancak bu devasa yıkım karşısında da hızla harekete geçildi. Geçen üç yılda, 33’ü Hatay’da olmak üzere 109 vakıf eseri aslına uygun bir biçimde restore edilerek yeniden hayata döndürüldü. Kalan 268 eserin de Haziran ayına dek tamamlanmasıyla, hiçbir vakıf eserinin sahipsiz kalmayacağı vurgulandı.
Bu çalışmaların sembolü, Anadolu’nun ilk camisi olarak kabul edilen Habib-i Neccar Camii oldu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın katılımıyla yeniden ibadete açılan caminin kubbesi 1400 ton hafifletildi, zeminden kalem işlerine dek her detay büyük bir özenle ele alındı. Bakan Ersoy, bu titizliği yerinde görmek isteyen herkesi Hatay’a davet etti.
Bakan Ersoy, konuşmasının önemli bir bölümünü, felaketin ardından milletçe gösterilen dirayetli duruşa ve sarsılmaz dayanışmaya ayırdı. “Dünya, bu büyük milletin nasıl kenetlendiğine hayretle, hayranlıkla şahit oldu” diyerek, milletin bu destansı mücadelesinden duyduğu gururu dile getirdi.
Depremin ilk anından itibaren sahada olan Cumhurbaşkanı Erdoğan ve tüm bakan arkadaşlarıyla birlikte omuz omuza çalıştıklarını, “umut simsarlığı yapanlara” ve “acıdan siyasi çıkar devşirmeye çalışanlara” inat, sorumluluklarını yerine getirme gayretinde olduklarını vurguladı. Vatandaşın güveni ve sabrıyla, bugün yeniden inşa edilmiş şehirlerin huzurunun yaşandığını, tarihte eşine az rastlanır bir ihya sürecinin milletin gücüyle başarıldığını ifade etti.
Bakan Mehmet Nuri Ersoy, bu büyük başarı hikayesinin arkasında, milletin sarsılmaz inancının ve desteğinin olduğunu bir kez daha altını çizdi. Hayatını kaybedenlere rahmet dileyerek, bir daha böyle acıların yaşanmaması temennisinde bulundu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ve tüm çalışma arkadaşlarına teşekkür ederek sözlerini tamamladı: “Bundan sonrası inşallah daha iyiye, daha güzele bir yürüyüş olacaktır.”
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.