Bir yıl önce, 21 Ocak 2025’te Kartalkaya Grand Kartal Otel’de çıkan yangın, 78 kişinin hayatına mal olmuştu. Yüzlerce kişiyi yaralayan ve Türkiye’yi yasa boğan bu büyük facia, üzerinden bir yıl geçmesine rağmen hâlâ akıllardaki tazeliğini koruyor. Gelin, o kara geceyi ve sonrasındaki soruşturma sürecini bir kez daha hatırlayalım.
Bundan tam bir yıl önce, 21 Ocak 2025 gecesi, Türkiye’nin gözde kayak merkezlerinden Kartalkaya’daki Grand Kartal Otel’de yaşanan feci yangın, hafızalarımıza kazınan tarifsiz bir acıya dönüştü. Saatler 03.16’yı gösterdiğinde başlayan ve kısa sürede kontrol dışına çıkan alevler, 78 canı aramızdan alırken, 137 kişiyi de yaraladı. Ülkece yüreğimizi dağlayan bu facianın birinci yıl dönümünde, o karanlık geceyi ve sonrasında yaşananları bir kez daha masaya yatırıyoruz.
Kış turizminin gözbebeği Kartalkaya’da, tatilcilerin keyifli düşleri, restoran kısmındaki “showroom” olarak bilinen alandaki bir “grill plate” cihazından sızan alevlerle bir anda kâbusa dönüştü. Ocağın LPG hortumunun yüksek ısıya dayanamayıp erimesiyle gaz hızla alev aldı ve yangın, saniyeler içinde devasa boyutlara ulaştı. Gece yarısı gelen ihbar üzerine çevre illerden de destek alan çok sayıda itfaiye, AFAD, UMKE ve sağlık ekibi olay yerine sevk edildi. Tam 156 araç ve 428 personelin seferber olduğu yangına müdahale, 36 saat süren arama kurtarma ve soğutma çalışmalarıyla nihayet tamamlanabildi. Bu süre zarfında İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu ve diğer bakanlar da olay yerinde incelemelerde bulundu, acının büyüklüğüne bizzat tanıklık etti.
Yangının dindirilmesiyle ortaya çıkan manzara, Türkiye’yi yasa boğdu. Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Başkanlığı, yangında hayatını kaybedenlerin sayısını 78 olarak açıklarken, 137 kişi de yaralı kurtarıldı. Hayatını kaybedenlerin cenazeleri Bolu’dan İstanbul’a, Ankara’dan Mardin’e, Adana’dan İzmir’e kadar yurdun dört bir yanında son yolculuklarına uğurlandı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve eşi Emine Erdoğan’dan, siyasi partilerin genel başkanlarına, devlet büyüklerinden sivil toplum kuruluşlarına kadar herkes taziye mesajları yayımladı. Bu büyük kayıp üzerine ülke genelinde bir günlük ulusal yas ilan edildi, bayraklar yarıya indirildi, yürekler yandı.
Yaşanan felaketin dehşet verici boyutları, otelin güvenlik kameralarına an be an yansıdı. Görüntüler, yangının nasıl başladığını, alevlerin binayı nasıl sardığını ve içerideki insanların o son çırpınışlarını gözler önüne serdi. Her bir kare, yaşanan trajedinin acı birer kanıtıydı.
Mutfak bölümündeki kayıtlarda, dumanların yükseldiğini fark eden çalışanların panikle kaçtığı, lavabonun altındaki yangın söndürme tüpünü bile kullanamadıkları görüldü. Alevler bu dikkatsizlikle hızla büyüdü, duman tüm alanı kapladı. Restoran kısmındaki grill plate cihazının çevresinden yükselen alev ve dumanlar, facianın başlangıcına dair tüyler ürpertici detayları gösterdi. Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’nün raporuna göre, yangın 03.16’da başlarken, ilk ihbar 03.30’da yapıldı ve ekiplerin olay yerine varışı ve müdahalesi ise ancak 04.24’ü buldu. Bu gecikme, facianın boyutlarını daha da büyüttü.
Kameralara yansıyan görüntülerde, tatilcilerin can havliyle çarşafları birbirine bağlayarak camlardan sarkıttıkları, merdivenlerle kurtarılmaya çalışıldığı anlar hafızalara kazındı. Özellikle otelin ön kısmında ve otoparkta yaşananlar, tam bir can pazarıydı: Müşteriler camlardan sundurmaya, oradan da yere inmeye çalışırken, bazıları beşinci kattan sarkıtılan çarşaflara tutunmaya uğraşırken bir kişinin düştüğü anlar, yürekleri burktu. Otel Genel Müdürü Emir Aras ve ailesinin de yangın başladıktan kısa bir süre sonra, 03.34’te odalarından panikle kaçtığı kameralara yansıdı. Bu görüntüler, yangının ne denli hızlı ve korkutucu yayıldığının bir başka kanıtıydı.
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı’nın titizlikle yürüttüğü soruşturma kapsamında, otel yetkilileri, çalışanları ve denetimden sorumlu kurumların yöneticileri mercek altına alındı. Oluşturulan bilirkişi heyetinin raporu ise facianın perde arkasını araladı ve vicdanları sızlatan gerçekleri gözler önüne serdi.
Soruşturma kapsamında otel sahibi Halit Ergül, genel müdür Emir Aras, yönetim kurulu üyeleri ve otel müdürü başta olmak üzere, Bolu Belediyesi, İl Özel İdaresi gibi kurumların yetkilileri ve teknik personeller de dahil çok sayıda kişi gözaltına alındı ve bazıları tutuklandı. Bu durum, sorumluluk zincirinin ne kadar geniş bir alana yayıldığını gösterdi.
Alanında uzman öğretim üyelerinden oluşan teknik bilirkişi heyetinin hazırladığı rapor, yangının neden bu kadar büyüdüğünü çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Raporda, LPG gazının etkisiyle yayılan alevlerin, merdiven boşluklarını adeta bir baca gibi kullanarak üst katlara ulaştığı, ahşap kaplamaların da yangını hızlandırdığı belirtildi. Otelin, “Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik” şartlarını kesinlikle sağlamadığı vurgulandı.
Raporda en dikkat çekici kısımlardan biri, faciadaki asli ve tali kusurluların belirlenmesiydi. Yangının çıkmasında, yayılmasında ve önlemlerin alınmamasında; otel sahipleri, yönetim kurulu üyeleri, genel müdür, iş sağlığı ve güvenliği uzmanları ile LPG tesisatındaki ihmallerden sorumlu kişilerin birinci derecede asli kusurlu olduğu açıkça ifade edildi.
Ayrıca, otelin yangın önlemlerini, insan ve çevre sağlığını, mal ve can güvenliğini yeterince denetlemeyen, görevini özensiz veya eksik yapan Kültür ve Turizm Bakanlığı, Bolu İl Özel İdaresi, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile yangınla ilgili eksiklikleri tespit edip gereğini yapmayan Bolu Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü yetkililerinin de birinci derecede etkili olduğu kaydedildi. Bilirkişi heyeti, raporun en can alıcı sonucunu şu cümlelerle özetledi: “Olayın öngörülebilir, basit önlemlerle engellenebilir ve sonuçları yok edilebilir bir yangın olduğu, belirtilen ihmaller zincirinin olayın gerçekleşmesi, engellenememesi, yayılması ve çok fazla kişinin hayatını kaybetmesiyle doğrudan ilişkili olduğu ve illiyet bağının birçok noktadan birden fazla kere kurulduğu tespit edilmiştir.”
Bu rapor, Kartalkaya faciasının sadece bir kaza olmadığını, bir dizi ihmal ve denetimsizliğin acı bir sonucu olduğunu gözler önüne serdi. Aradan bir yıl geçse de, bu büyük acı ve yaşanan ihmallerin gölgesi, hâlâ yüreklerimizi dağlamaya devam ediyor.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.