Bakan Murat Kurum, İstanbul’da kentsel dönüşümün acil ve ertelenemez bir ihtiyaç olduğunu vurgulayarak, olası İstanbul depreminin bir milli güvenlik sorunu olduğunu belirtti. Bahçelievler’de düzenlenen zirvede konuşan Kurum, “Yarısı Bizden” ve “Yüzyılın Konut Projesi” gibi devasa projelerle riskli yapı stoğunu dönüştürdüklerini ve belediyelere işbirliği çağrısında bulundu.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Bahçelievler Belediyesi’nin ev sahipliğinde gerçekleşen 1. Uluslararası Kentsel Dönüşüm Zirvesi’nde yaptığı konuşmada, zirvenin zamanlaması ve içeriği itibarıyla büyük bir değere sahip olduğunu vurguladı.
Bakan Kurum, Türkiye’nin şehircilik alanında tarihi bir dönemeçten geçtiğini belirtti. “Türkiye, bir yandan 1 milyon 757 bin sosyal konutu vatandaşlarına ulaştıran, 2 milyon 510 bin yuvayı yenileyen bir ülke. Aynı zamanda, asrın felaketi sonrasında 11 ilimizde 455 bin yuvayı hızla tamamlayarak teslim eden, 500 bin sosyal konut hedefiyle milletinin her ferdini yuva sahibi yapmaya adanmış, dünya şehircilik tarihinde belki de en devrimci ve en başarılı ülkelerden biridir,” ifadelerini kullandı.
6 Şubat 2023’te yaşanan ve yürekleri dağlayan deprem felaketinin, 11 ilde hayatları bir gecede değiştirdiğine dikkat çeken Kurum, “108 bin kilometrekarelik bir alan, 7 büyükşehrimiz dahil 11 ilimizde, 124 ilçe ve 6 bin 900’den fazla mahallede adeta hayat durmuştu. Bu alan, 100’den fazla ülkenin yüzölçümünden daha büyük,” şeklinde konuştu.
Depremin ilk anlarında, enkaz ve arama kurtarma çalışmaları sürerken kalıcı konutların yapımına eş zamanlı olarak başladıklarını dile getiren Bakan Kurum, bu süreci şöyle özetledi: “Sadece 15 günde ilk temelleri attık. Geldiğimiz noktada 455 bin yuvamızı tamamladık. Saatte 23, günde 550 konut üreterek, koca bir Avrupa ülkesi kadar alanda 455 bin konutu bitirdik ve anahtarlarını büyük bir gururla milletimize teslim ettik. Cumhurbaşkanımızın liderliği, milletimizin bize olan inancı ve 200 bin işçimizin gece gündüz demeden çalışmasıyla tarihi bir başarıya imza attık. Dünyaya örnek olacak ‘Asrın İnşası’ adını verdiğimiz bu büyük dönüşümü gerçekleştirdik.”
Bakan Kurum, bu büyük dönüşüm sürecinde edindikleri tecrübeyi diğer şehirlere de aktarmak istediklerini vurguladı. Aynı acıları bir daha yaşamamak adına, Türkiye Yüzyılı’nı “Dirençli Şehirlerin Yüzyılı“na dönüştürme hedeflerini açıkladı.
Yerin altında yatan tek bir gerçek olduğunu ve bunun da deprem olduğunu belirten Kurum, “Özellikle olası İstanbul depremi, bir milli güvenlik sorunudur ve bu soruna karşı tek ve gerçek yol, deprem dönüşümü, yani kentsel dönüşümdür. Kentsel dönüşüm, hem ülkemizin hem de İstanbul’umuzun en acil ihtiyacı, en ertelenemez çözümüdür,” dedi. Bu bilinçle, yapılan her iki kentsel dönüşüm projesinden birinin İstanbul’da hayata geçirildiğini ve bugüne kadar 927 bin konutun dönüştürüldüğünü ekledi.
Bu büyük dönüşümün kolay bir süreç olmadığına dikkat çeken Bakan, “Halen İstanbul’un 39 ilçesinde 300 bin bağımsız bölümün dönüşüm çalışmaları devam ediyor. Vatandaşlarımızı dönüşüme teşvik etmek için mali yükün yarısını üstlendiğimiz Yarısı Bizden projemiz var. Bu projeyi 2023 yılında Cumhurbaşkanımız müjdelemiş ve İstanbul’da riskli yapı kalmayana kadar devam edeceğimizin sözünü vermiştik. O günden bugüne 80 bin 250 bağımsız bölümün inşasını sürdürüyoruz,” şeklinde bilgi verdi.
Sosyal konutların, hem vatandaşların erişilebilir yuvalara kavuşması hem de sağlıklı binalarda yaşaması açısından kritik olduğunu belirten Kurum, bu anlayışın en güçlü yansımasının Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde başlatılan “Yüzyılın Konut Projesi” olduğunu ifade etti.
Bu projenin sadece bir sosyal konut hamlesi değil, aynı zamanda dünyada eşi benzeri olmayan bir sosyal devlet manifestosu olduğunu vurgulayan Bakan Kurum, “500 Bin Sosyal Konut Projesi, gerçekten de adına yakışır bir devrimdir. Çünkü bugün dünyanın birçok ülkesinde sosyal devlet anlayışı zayıflarken, Türkiye tam tersine vatandaşını önceleyen, kimseyi geride bırakmayan bir model ortaya koymuştur. Bu yönüyle, Yüzyılın Konut Projesi sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada sosyal devletin yeniden tanımını yapan bir çalışmadır,” diye konuştu.
Devletin güvencesi TOKİ eliyle 81 ilin tamamında, afete dayanıklı, modern ve konforlu 500 bin sosyal konut inşa edildiğini hatırlatan Kurum, şöyle devam etti: “Kuralarımızın yarısını tamamladık, Mart ayında da İstanbul’da Sayın Cumhurbaşkanımızın katılımlarıyla hak sahiplerimizi belirleyeceğiz. İstanbul’umuza 100 bin konut ayırdık. İlk kez uygulayacağımız kiralık konut modeliyle de konut fiyatlarını ve kiraları aşağı çekecek önemli bir adımı da İstanbul’umuz için atmış oluyoruz. Yüzyılın Konut Projesi, sosyal adaletin, dayanışmanın ve Türkiye’nin yeniden yükseliş vizyonunun en güçlü simgesidir. Allah’ın izniyle, asrın inşasında yazdığımız başarı öyküsünü, Yüzyılın Konut Projesi ile en yüksek noktasına taşıyacağız.”
Bakan Kurum, dönüşüm meselesine tek bir açıdan değil, 360 derecelik geniş bir perspektifle yaklaştıklarını dile getirdi. Kentsel dönüşümün başarısında kamunun öncülüğünü esas aldıklarını, devletin sadece düzenleyici değil, aynı zamanda planlayıcı ve finansal kolaylaştırıcı bir rol üstlendiğini belirtti.
TOKİ, Emlak Konut, Emlak Katılım Bankası ve Kentsel Dönüşüm Başkanlığı’nın bu modelin başlıca uygulayıcıları olduğunu ifade eden Kurum, belediyelerin işbirliğinin de çok önemli olduğunun altını çizdi. “Bu vesileyle, başta İstanbul’daki belediyelerimiz olmak üzere tüm belediyelerimize çağrımı yinelemek istiyorum: Tüm belediyelerimiz elini taşın altına koysun, gelin hep birlikte ülkemizin yarınları için, çocuklarımızın geleceği için bir an önce şehirlerimizi dirençli hale getirelim,” dedi.
Bakanlık kapılarının sonuna kadar açık olduğunu vurgulayan Kurum, “İstanbul Valimizi bu süreçte görevlendirdik. Valimiz, 39 ilçeden gelen her türlü talebi, vatandaşımızın her türlü isteğini istişare içerisinde bize iletiyorlar, biz de orada alınan kararı hayata geçiriyoruz. Bakanlığımızda, İstanbul’da vatandaşımızın bize gelen talebi noktasında bekleyen hiçbir işi yoktur, olmayacaktır da,” açıklamasını yaptı. Kurum, sözlerini “İstiyoruz ki her ilçede belediyelerimiz, elini, gövdesini taşın altına koysun. Artık seminerlerden öteye geçelim, uygulayalım, milletimize destek olalım. Milletimizin dönüşümü noktasında bekleyen taleplerini hep birlikte hayata geçirelim istiyoruz,” diyerek tamamladı.
Son olarak Bakan Kurum, Yarısı Bizden kampanyasını başarıyla yürüttüğü için Bahçelievler Belediye Başkanı Hakan Bahadır’ı tebrik etti. Bahçelievler ilçesinin, İstanbul’un 39 ilçesi arasında bu kampanyadan faydalanan bağımsız bölümlerin yüzde 23’ünü gerçekleştirerek, en aktif ilçe unvanına eriştiğini de sözlerine ekledi.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.