Türk siyasetinin ve milliyetçi hareketin kurucusu Alparslan Türkeş, vefatının üzerinden geçen 29 yılda mirasıyla anılmaya devam ediyor.
Türk siyasetinin önde gelen isimlerinden Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997’de 80 yaşında geçirdiği kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi. Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) kurucusu ve ilk genel başkanı olan Türkeş’in vefatının üzerinden 29 yıl geçti. Onun siyasi liderliği ve “Dokuz Işık” ideolojisi, Türk milliyetçiliği üzerinde önemli bir etki bıraktı.
Alparslan Türkeş, 1917 yılında İngiliz işgali altındaki Kıbrıs’ta dünyaya geldi. 1933’te ailesiyle birlikte Türkiye’ye yerleşti ve Kuleli Askeri Lisesi’ne kaydoldu. Askeri eğitimine devam eden Türkeş, 1938’de Harbiye’den teğmen rütbesiyle mezun oldu.
Ortaöğretim yıllarında “Ali Arslan” olan adı, öğretmeni Osman Zeki Bey tarafından “Alparslan” olarak değiştirildi. Öğretmeni, ona “Sultan Alpaslan’a denk bir yiğit Türk ol” ifadesiyle seslenerek bu değişikliği önerdi.
1944 yılında Muzaffer Şükriye ile evlenen Türkeş’in bu evlilikten Ayzit, Umay, Selcen, Sevenbige (Çağrı) ve Yıldırım Tuğrul adında beş çocuğu oldu. Eşini 1974’te kaybeden Türkeş, ikinci evliliğini Seval Hanım ile yaparak Ayyüce ve Ahmet Kutalmış adında iki çocuk daha sahibi oldu.
Türkeş, 1944’te üsteğmen rütbesindeyken Nihal Atsız ve Nejdet Sançar ile birlikte “Irkçılık-Turancılık” davasından yargılandı. 9 ay 10 gün Tophane Askeri Hapishanesi’nde kaldıktan sonra 1945’te tahliye edildi. 1947’de bu davadan beraat etti.
1947’de 15 Türk subayıyla birlikte ABD Kara Harp Akademisi ve Piyade Okulu’nda iki yıl eğitim alan Türkeş, 1951’de kurmaylık sınavını kazandı. 1955’te Harp Akademisi’nden Kurmay Binbaşı olarak mezun oldu. Daha sonra ABD Pentagon’da NATO Türk Temsil Heyeti üyeliği görevine atandı ve bu süreçte ekonomi eğitimi de aldı.
Türkiye’ye 1957’de dönen Türkeş, 1959’da Almanya’daki Atom ve Nükleer Okulu’na gönderildi. Bu okulu başarıyla tamamlamasının ardından kurmay albaylığa yükseldi. Askeri kariyerinde önemli görevler üstlendi.
Alparslan Türkeş, üniformasına veda ettikten sonra 1960’lı yıllarda siyasete girdi. 1963’te Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne (CKMP) katıldı. 1965 yılında bu partiden milletvekili seçildi.
CKMP, 1969’da Adana’da düzenlenen kongrede önemli bir dönüşüm yaşadı. Partinin adı Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) olarak değiştirildi ve amblem olarak üç hilal belirlendi. Bu kongrede Alparslan Türkeş, MHP’nin genel başkanlığına seçildi ve “Başbuğ” unvanını aldı.
1970’li yıllarda koalisyon hükümetlerinde yer alan Türkeş, Süleyman Demirel ve Necmettin Erbakan ile Milliyetçi Cephe hükümetlerinde başbakan yardımcılığı görevini üstlendi. Türk siyasetinde aktif rol oynadı.
1968’den itibaren Marksist ve komünist gençlik hareketlerinin üniversitelerde yayılmasıyla Türkeş, gençlere seminerler verdi. Bu seminerlerde Türk milliyetçiliğinin önemini vurguladı. Türkeş, “İslâmiyeti ele alıp Türklüğü inkâr etmek ihanettir. Bunun tersi de aynı derecede gaflet ve ihanettir” sözleriyle ideolojisinin temelini anlattı. Kısa sürede örgütlenen gençler, “Dokuz Işık” ideolojisi etrafında toplandı.
12 Eylül 1980 darbesiyle tüm siyasi partiler kapatıldı ve Alparslan Türkeş tutuklandı. Uzunada, Ankara Askeri Dil Okulu ve Mevki Hastanesi’nde toplam 4,5 yıl hapis yattı. Bu süreçte Türkeş ve 218 ülkücü için idam cezası istendi.
Türkeş, 9 Nisan 1985’te tahliye edildi ve yargılandığı davadan beraat etti. 1987’de siyaset yapma yasağının kalkmasının ardından Milliyetçi Çalışma Partisi (MÇP) olağanüstü kongresinde genel başkanlığa seçildi.
1991 genel seçimlerinde MÇP, Refah Partisi ve Islahatçı Demokrasi Partisi ile seçim ittifakı yaparak Yozgat milletvekili seçildi. 1992’de 12 Eylül’ün kapattığı partilerin tekrar açılmasına ilişkin düzenleme sonrasında MHP’nin eski delegeleri, isim ve amblemin MÇP tarafından kullanılmasına karar verdi.
Bu kararla, 1992’de yapılan MÇP’nin 4. Olağanüstü Kurultayı’nda partinin adı yeniden MHP, amblemi ise üç hilal olarak belirlendi. Alparslan Türkeş, tekrar MHP genel başkanlığına seçilerek siyasi kariyerine devam etti.
Alparslan Türkeş, 4 Nisan 1997’de geçirdiği kalp krizi sonucu 80 yaşında hayatını kaybetti. Soğuk ve karlı bir Ankara gününde yüz binlerce kişinin katılımıyla son yolculuğuna uğurlandı. Naaşı, Beşevler’deki anıt mezara defnedildi.
Türkiye’nin tüm illerinden, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden, Kırım’dan, Balkanlar’dan ve Hoca Ahmet Yesevi’nin Türkistan’daki türbesinden getirilen topraklar, Türkeş’in mezarına konuldu.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.