Yarı iletken üretimi için kritik galyum ve germanyumun tedarik zinciri, ABD-İran gerilimi ve Çin’in ihracat kısıtlamalarıyla kırılganlaştı. Üretimde tekel konumundaki Çin’in politikaları, küresel teknoloji ve savunma sanayisini yakından etkiliyor.
Yarı iletken üretimi için kritik öneme sahip galyum ve germanyumun küresel tedarik zincirindeki kırılganlık, ABD ile İran arasındaki gerilimin artmasıyla daha belirgin hale geldi. Bu iki elementin madencilikteki yan ürün statüsü, üretimlerini sınırlayarak ticarette riskleri yükseltiyor.
Bölgesel güvenlik endişeleri ve artan nakliye maliyetleri, teknoloji üreticilerini kritik minerallerde stoklarını artırmaya ve alternatif tedarik kaynakları aramaya yöneltti. Çin, bu stratejik ham maddelerin üretiminde küresel ölçekte önemli bir oyuncu konumunda bulunuyor.
Türkiye Madenciler Derneği (TMD) Başkanı Mehmet Yılmaz, dünya galyum üretiminin yaklaşık yüzde 80’ini ve germanyumun yüzde 60’ını Çin’in karşıladığını belirtti. Bu durum, metalleri küresel ticaret savaşlarının odağı haline getiriyor. Yılmaz, galyumun telekomünikasyonda 5G teknolojileri, elektrikli araçlar ve askeri sistemlerde vazgeçilmez bir rol oynadığını vurguladı.
Germanyumun ise fiber optik altyapısı, termal görüntüleme ve uzay teknolojilerindeki güneş pilleri gibi alanlarda kritik öneme sahip olduğunu ekledi. Bu elementlerin, yüksek teknoloji, savunma ve yenilenebilir enerji sektörlerinin temelini oluşturduğunu ifade etti.
Yılmaz, galyum ve germanyumun genellikle çinko ve alüminyum cevherlerinin işlenmesi sırasında yan ürün olarak elde edildiğini hatırlattı. Çin’in 1 Ağustos 2023’te uygulamaya koyduğu ihracat lisansı zorunluluğu, daha sonra ABD’yi hedef alan bir ihracat yasağına dönüştü. Yasağın askıya alınmış olması, lisans gerekliliğini ve ABD’nin askeri kullanımlarına yönelik yasağı ortadan kaldırmadı.
Asya piyasaları analisti Sadi Kaymaz, Çin’in galyum üretiminde tam bir tekel olduğunu doğruladı. Germanyumun da çinko rafinasyonunun ve kömür uçucu külünün yan ürünü olduğunu belirtti.
Kaymaz, bu metallerin Çin’in endüstriyel altyapısına entegre olduğunu ve alternatif üretim kurmanın sadece madencilikle değil, rafinasyon zincirinin tamamını inşa etmekle mümkün olduğunu söyledi. Pekin’in ihracat kısıtlamalarının giderek sıkılaştığını, lisans şartlarının ve askeri kullanımlara yönelik yasakların devam ettiğini aktardı.
Çin’in Japonya’ya yönelik yeni lisans gereklilikleri getirmesiyle bu ülkeye yapılan galyum ve germanyum ihracatının sıfıra indiğini anımsatan Kaymaz, 2025’te Çin’in germanyum ihracatının önemli ölçüde düştüğünü belirtti. Germanyumun, galyumdan daha az şeffaf ve izlenmesi daha zor bir tedarik zincirine sahip olduğunu ekledi.
Kaymaz, Orta Doğu’daki çatışmaların da bu piyasayı dolaylı olarak etkilediğini vurguladı. Savaşın, özellikle savunma sanayisinde kullanılan gelişmiş radar sistemlerinin üretimini sekteye uğrattığını, zira bu sistemlerde kullanılan yarı iletken teknolojileri için Çin’in nadir metal girdilerinde neredeyse tek tedarikçi konumunda olduğunu belirtti.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.