Geçtiğimiz günlerde siyaset sahnesini geren ‘kuru temizlemeci’ sözlerinin ardından DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan, MHP Lideri Devlet Bahçeli’den özür diledi. Nusaybin’deki olaylarla tırmanan gerilim, Suriye’deki gelişmelerle yumuşarken, Bakırhan’ın bu adımı dikkat çekti.
Son dönemde siyasetin nabzı oldukça yüksek atmıştı. Özellikle Suriye’deki hassas dengeler ve sınırlarımızdaki gelişmeler, iç politikada da yankı buldu. Terörsüz Türkiye hedefiyle yürütülen çalışmalar, Suriye’nin kuzeydoğusunda yaşanan çatışmalarla zaman zaman sınanmıştı. SDG’nin Şam yönetimiyle imzaladığı mutabakatlara tam uymamasıyla başlayan gerilimler, nihayetinde bir nebze olsun durulma yoluna girse de, bu süreçte Türkiye’de de tansiyon yükseldi.
Suriye’deki gelişmelere paralel olarak, Fırat’ın doğusundaki işgal alanlarının daralması ve Suriye hükümetine bağlı güçlerin bölgeye ilerleyişi, DEM Parti’yi ayağa kaldırdı. Sınır hattında, Nusaybin’de düzenlenen grup toplantısı ve birçok ildeki protesto çağrıları, kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Ne var ki, Nusaybin’deki o talihsiz anlarda bir skandal yaşandı. DEM’li grubun sınırdaki Türk bayrağını indirme ve yakma girişimi, ulusal çapta büyük bir tepkiye neden oldu. Bu olay, Terörsüz Türkiye söylemini derinden sarsarken, siyasi gerilimi doruk noktasına çıkardı.
Bayrağa yönelik bu menfur saldırı, başta Cumhur İttifakı olmak üzere siyasetin birçok kesiminden sert eleştirilere maruz kaldı. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, yaptığı açıklamalarda adeta bir deklarasyon yayınladı: “Terörsüz Türkiye’den taviz vermeden, provokasyonlara son derece dikkat ve uyanıklık göstererek barış ve huzur yolculuğu devam etmelidir. Ancak “Terörsüz Türkiye” bahanesine sığınarak da milli onur ve namusumuzla oynamaya heves edenlerle, milli ve manevi değerlerimizi tartışmaya açmak için hava koklayanlara amansız bir mücadele ruhuyla direniş gösterileceği herkesçe bilinmelidir. Ay yıldızlı al bayrağımıza uzanan pis elleri, iğrenç emelleri, ilkel ve ilkesiz terörist sevicileri varlığımın tüm yönleriyle kınıyor ve lanetliyorum. SDG/YPG terör örgütüdür, Kürt kardeşlerimizi temsil edemeyecektir. Son tahlilde Fırat’ın doğusu, tıpkı batısı gibi terörden ve kanlı hesaplardan tamamıyla arındırılmalıdır. O gün işte bugündür.” Bu keskin sözler, siyaset koridorlarında geniş yankı uyandırdı.
Bahçeli’nin bu net duruşuna Nusaybin’den DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan cevap verdi. Bakırhan’ın, “Sayın Devlet Bahçeli PKK’nın kurucu önderi yiyor ama onun dediğini yapmıyor. Her karışı temizlenmeli, kurutulmalı diyor. Sen kurutemizlemeci misin? O toprakların kadim halkını hiçkimse ne temizleyebilir ne de kurutabilir.” şeklindeki ifadeleri, zaten yüksek olan gerilimi zirveye taşıdı.
Neyse ki, Suriye’de sağlanan sükunet ve SDG’nin entegrasyon sürecinin başlamasıyla bu gergin atmosfer bir nebze yumuşadı. Hatta Devlet Bahçeli’nin grup toplantısında sarf ettiği, “Değerli arkadaşlarım; Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir.” sözleri, DEM Parti tarafından şükranla karşılandı. Bu beklenmedik dönüş, siyasetin dinamiklerini bir kez daha gözler önüne serdi.
Tüm bu gergin ve sürprizlerle dolu sürecin sonunda, DEM Parti Eş Başkanı Tuncer Bakırhan’dan flaş bir hamle geldi. Bakırhan, MHP Lideri Devlet Bahçeli’ye yönelik sarf ettiği ‘kuru temizlemeci’ benzetmesi için kamuoyundan özür diledi. Bu gelişmeyi YouTube yayınında dile getiren Bahar Feyzan, “DEM’in Nusaybin sınırında yaptığı grup toplantısı bir skandala dönmüştü. Türk bayrağı indirildi, yakmaya çalışanlar oldu. Eline yüzüne bulaştırmıştı aslında DEM o işi. Tuncer Bakırhan Bahçeli’ye sen kurutemizlemeci misin demişti. O konuşma için Bahçeli’den özür dilemiş. Zannediyorum Nusaybin’deki konuşma için.” ifadeleriyle olayın seyrini özetledi. Bakırhan’ın bu özrü, siyaset sahnesindeki buzları eritecek bir adım olarak yorumlandı.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.