Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu (TÜGİK) toplantısında yaptığı konuşmada Türkiye’nin son çeyrek asırdaki ekonomik başarılarını vurguladı. Genç girişimcilere verilen desteklerden savunma sanayii devrimine, ihracat rekorlarından enflasyonla mücadeleye kadar birçok alanda kaydedilen ilerlemeyi detaylandıran Erdoğan, geleceğe dair umut veren mesajlar paylaştı ve “mandacı ekonomistlere” kapıları kapattı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye Girişimci İş İnsanları Konfederasyonu (TÜGİK) 7. Olağanüstü Genel Kurulu‘nda iş dünyasının önde gelen isimleriyle bir araya geldi. Heyecan verici bir atmosferde gerçekleşen buluşmada, Cumhurbaşkanı, Türkiye’nin ekonomik seyrine ışık tutan önemli açıklamalarda bulundu. Konuşmasına katılımcıları içtenlikle selamlayarak başlayan Erdoğan, bu genel kurulun iş dünyası için bereketli, millet için ise hayırlara vesile olmasını diledi.
Ülkenin ekonomik hedeflerine ulaşmasında müteşebbislerin ve her kademeden çalışanın üstlendiği rolün altını çizen Erdoğan, Türkiye’nin dört bir yanında ve hatta yurt dışında faaliyet gösteren tüm iş insanlarına, yatırımcılara ve emekçi kardeşlere gönülden selamlarını iletti. Bu büyük ailenin, Türkiye ekonomisinin çarklarını döndüren asıl güç olduğunu vurguladı.
Üretim, istihdam, yatırım ve ihracat sahalarında gösterilen gayret ve başarıya katkı sunan herkese şükranlarını sunan Erdoğan, 16 yıl boyunca TÜGİK Genel Başkanlığı görevini layıkıyla sürdüren Erkan Güral ve ekibine özel teşekkürlerini iletti. Güral’ın TÜGİK çatısı altında ekonomiye kattığı paha biçilmez değerden övgüyle bahsederken, genel kurul neticesinde oluşacak yeni yönetime de şimdiden başarılar diledi. Türkiye’nin en kapsayıcı sivil toplum kuruluşlarından biri olan TÜGİK’in, 6 federasyonu, 60 derneği ve 10 bine yakın üyesiyle ekonomi dünyasına daha nice hizmetler sunacağına inandığını belirtti.
Erdoğan, TÜGİK’in sadece istihdamı artırmakla kalmayıp, genç girişimcilere verdiği eşsiz desteği de öne çıkardı. Reel sektördeki köklü tecrübeyi gençlerin dinamik ruhu ve heyecanıyla harmanlayarak onlara yeni ufuklar açmasından dolayı konfederasyonu tebrik etti. “Büyük, güçlü, müreffeh, muzaffer ve muteber bir Türkiye” ideali için iş dünyasıyla omuz omuza yürümeye ve “Türkiye Yüzyılı” hedeflerine doğru hep birlikte ilerlemeye devam edeceklerinin altını çizdi.
Konuşmasında, usta şair Necip Fazıl Kısakürek’in 1940’lı yıllarda tasvir ettiği Türkiye hayaline değinen Erdoğan, o dönemde bir toplu iğne bile yapmaktan aciz bırakılan bir milletin, kendi radyosunu, otomobilini, traktörünü üreteceği bir geleceği düşlediğini hatırlattı. Hamdolsun ki, tek parti döneminin zorlu koşullarında kaleme alınan bu vizyon, bugün fazlasıyla gerçeğe dönüşmüş durumda. Son çeyrek asırda milletin sarsılmaz desteği ve iş dünyasının üstün gayretleriyle Türkiye’yi her alanda şaha kaldırdıklarını dile getirdi. Tabiri caizse, cam tavanları paramparça ettiklerini, önlerine çıkarılan engelleri birer birer aştıklarını belirtti. Demokrasiden hak ve özgürlüklere, enerjiden eğitime, sağlıktan turizme kadar her alanda Türkiye’nin tarihinin en büyük atılımlarını gerçekleştirdiklerini vurguladı. Vatandaşa verilen sözleri tutmak adına gece gündüz demeden çalıştıklarını ifade etti.
Artık kendi teknolojisini üreten, tasarlayan, geliştiren ve bu yenilikleri dünyaya ihraç eden bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bir zamanlar “fabrikası yok” denilerek küçümsenen milli elektrikli aracımız Togg, bugün sadece Türkiye’nin değil, Avrupa’nın yollarını da gururla süslüyor. Mühendislik harikası savunma sanayii ürünlerimiz, İHA’larımız, SİHA’larımız, uçaklarımız ve deniz platformlarımız, dünyanın dört bir yanından büyük bir teveccüh görüyor. İş insanlarımız ve yatırımcılarımız, ticaret diplomasimizin gelişmesinde can alıcı roller üstleniyor. Erdoğan, Necip Fazıl’ın 80 yıl önce dile getirdiği o büyük hayallerin bile ötesine geçildiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı, yaptıkları işlerin hamasetten uzak, somut başarılarla dolu olduğunu belirtti. “Hayal satmıyor, rakamlarla konuşuyoruz” diyerek, 23 yıllık iktidarları boyunca “eser ve hizmet siyaseti” düsturuyla hareket ettiklerini vurguladı. Tüm karalama kampanyalarına rağmen, Türkiye ekonomisinin 2025 yılının üçüncü çeyreğinde yüzde 3,7 oranında büyüdüğünü ve bu oranla OECD ülkeleri arasında en hızlı büyüyen üçüncü ekonomi olmayı başardığını müjdeledi. Ekonominin büyüklüğünü 1 trilyon 538 milyar dolar düzeyine taşıyarak yeni bir rekora imza attıklarını dile getirdi.
2025 yılı toplamında 273,4 milyar dolarlık mal ihracatı ile Cumhuriyet tarihinin rekorunu kırdıklarını açıklayan Erdoğan, aynı dönemde hizmet ihracatının da 123,1 milyar doların üzerine çıktığını belirtti. Toplam mal ve hizmet ihracatının 396,5 milyar dolara ulaştığını ifade etti. Savunma ve havacılık ihracatında ise adeta bir devrim yaşandığını vurguladı: 2002’de yalnızca 248 milyon dolar olan savunma ihracatının 2025’te tam 40 kat artarak 10 milyar 554 milyon dolara yükseldiğini gururla aktardı.
Sadece büyüme ve ihracat rakamlarında değil, istihdam alanında da Türkiye’nin iyi bir noktada olduğunu belirten Erdoğan, işsizlik oranının 31 aydır tek hanede seyrettiğini söyledi. Sanayicilerin, üreticilerin, tarım, turizm ve hizmet sektörünün şu anki en büyük beklentisinin yetişmiş eleman ihtiyacının karşılanması olduğunu dile getirdi. Bu açığı kapatmak amacıyla geçtiğimiz haftalarda açıklanan “Gençliğin Üretim Çağı” programı ile önemli bir atılım sağlandığını ifade etti. “Güç” adını verdikleri bu program sayesinde, hem eğitim ve istihdam süreci arasındaki boşluğun giderileceğini hem de 3 yıl içinde 3 milyon gencin doğrudan iş hayatına kazandırılacağını müjdeledi. Maaş ve sigorta primi gibi kalemlerde özel sektöre de nefes aldıracak yeni desteklerin yolda olduğunu ekledi.
Erdoğan’ın prensibi net: “Biz üretenin, istihdam sağlayanın, ihracat yapanın her zaman yanındayız.” Türkiye’ye katma değer sunan, ekonomiye katkı sağlayan herkese hükümetin tam desteğini vaat etti. Bu bağlamda, yatırım taahhütlü avans kredisi programının büyüklüğünü 500 milyar liraya çıkardıklarını, yüksek teknolojili üretim hedefleyenler için HIT-30 programını devreye aldıklarını belirtti. İhracatçıların günlük reeskont kredi limitinin 4,5 milyar liraya yükseltildiğini ve 2025 yılında 1 trilyon liranın üzerinde reeskont kredisi kullandırıldığını aktardı. KOBİ’ler için Hazine destekli kefalet paketleri, çiftçilerin kredi maliyetlerinin %70’inin, esnafınkinin ise yarısının bütçeden karşılanması gibi destekler sıralandı. İşverenlere sağlanan asgari ücret desteğinin 1.270 liraya, istihdamını koruyan KOBİ’lere verilen aylık çalışan başına desteğin 2.500 liradan 3.500 liraya yükseltildiğini ve bu programa büyük ölçekli firmaların da dahil edildiğini vurguladı. Ayrıca, ihracatçılara bu sene 45 milyar lira hibe desteği verileceğinin altını çizdi. Kısacası, kimseyi ayırmadan, dışlamadan, ekonominin tüm paydaşlarına gereken desteğin fazlasıyla sağlandığını belirtti.
Bir dönemler en büyük handikap olarak görülen enflasyon ve hayat pahalılığıyla mücadelede de umut veren sonuçlar alındığını belirten Erdoğan, 2025 senesini yüzde 30,9 enflasyon oranıyla kapattıklarını, bu sene çok daha düşük oranları hedeflediklerini ifade etti. Enflasyonla mücadeleyi tek bir yöntemle değil, birbiriyle uyumlu ve kapsamlı politika adımlarıyla yönettiklerini dile getirdi. Atılan bu adımların etkisinin mutfakta, pazarda ve kira bedellerinde daha somut hissedileceğini, vatandaşların hayat pahalılığının azaldığını günlük yaşamlarında daha fazla hissedeceklerini ve böylece bir nebze daha rahatlayacaklarını sözlerine ekledi.
Bu sürecin en büyük başarılarından birinin de deprem konutlarının inşası olduğunu belirten Erdoğan, “Yapamazsınız” diyenleri bir kez daha hayal kırıklığına uğrattıklarını söyledi. Allah’a şükürler olsun ki, 455 binden fazla konutun kurasını çekip anahtarını hak sahibi kardeşlere teslim ettiklerini ve böylece millete verilen bir sözü daha yerine getirmenin mutluluğunu yaşadıklarını paylaştı.
Cumhurbaşkanı, tüm iş dünyasına net bir mesaj verdi: “Bölgemizde ve dünyada yaşanan hadiselere bakıp da umutsuzluğa veya endişeye kapılmayın.” Artan ticaret savaşları, belirsizlikler ve her gün yeni bir krizin patlak vermesi, iş insanlarını kesinlikle karamsarlığa sürüklememeli. Özellikle de Godot’yu bekler gibi yıllardır Türkiye’nin krize, kaosa, kargaşaya, ekonomik sıkıntıya girmesini bekleyen “mandacı ekonomistlere asla kulak vermeyin” çağrısında bulundu. Allah’ın izniyle Türkiye’nin bu zorlu süreci de alnının akıyla atlatacağını, hatta bu süreçten en kazançlı çıkan ülkeler arasında yerini alacağını vurguladı. Yeniden şekillenen dünya düzeninde, kutup başlarından birinin inşallah Türkiye olacağının müjdesini verdi.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.