Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, TBMM’de barınma hakkı ve bakanlığın çalışmaları üzerine kapsamlı bir sunum yaptı. Deprem sonrası hızla tamamlanan konutlardan kentsel dönüşüme, sosyal konut projelerinden geleceğin şehirlerine uzanan geniş bir yelpazede atılan adımları anlattı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, AK Parti Osmaniye Milletvekili Derya Yanık’ın başkanlığında önemli bir oturuma ev sahipliği yaptı. Toplantının odak noktası, çağımızda sadece bir çatı altı olmaktan öteye geçen, insan onuruna yakışır bir yaşamın temel direği olan barınma hakkıydı.
Yanık, Anayasa’nın 57. maddesinin devlete yüklediği konut tedbirleri alma görevini ve uluslararası belgelerin bu hakkı vazgeçilmez bir sosyal hak olarak tanımlamasını vurguladı. Özellikle 6 Şubat depremlerinin ardından Komisyon’un sahada aktif rol aldığını ve depremzedelerin kalıcı yuvalarına kavuşmasının sadece bir inşaat başarısı değil, aynı zamanda insan onurunun ve güvenin yeniden inşası anlamına geldiğini belirtti. Çalışmalarda emeği geçen başta Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum ve Bakanlık personeline teşekkürlerini iletti.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, Komisyon’da “Temel İnsan Hakları Kapsamında Barınma Hakkı ve Bakanlığın Çalışmaları” başlıklı çarpıcı bir sunum gerçekleştirdi. Kurum, özellikle COVID-19’un tetiklediği süreçle birlikte, hem küresel hem de yerel düzeyde erişilebilir konut beklentisinin tavan yaptığını ifade etti.
İklim değişikliğinin ve onun getirdiği göç dalgalarının bu ihtiyacı daha da körüklediğine değinen Bakan Kurum, “Sadece 2025 yılına baktığımızda iklim göçmenlerinin sayısı 250 milyona yaklaştı.” diyerek durumun ciddiyetini gözler önüne serdi. Türkiye’nin ise yakın coğrafyasındaki çetin savaşlar ve asrın felaketi olarak kayıtlara geçen depremlerle bu konut talebinde adeta bir patlama yaşadığını aktardı. Kurum, ev sahibi olma oranını en üst seviyeye taşımak için tüm imkanlarını seferber ettiklerini sözlerine ekledi.
Bakan Kurum, Türkiye’nin inşaat sektöründeki küresel liderliğini hatırlattı. Türk müteahhitlerinin 137 ülkede bayrak dalgalandırdığını, dünyanın en büyük 250 uluslararası müteahhitlik firması listesinde Türkiye’nin 45 firmayla dünya ikincisi olmasının gurur verici olduğunu vurguladı. Bu gücün afet anlarında ve büyük projelerde en etkin şekilde kullanıldığını anlattı.
6 Şubat depremlerinin 11 ilimizi derinden sarsarak 53 binden fazla canımızı aldığını, doğrudan maliyetinin 104 milyar doları, dolaylı maliyetinin ise 150 milyar doları aştığını hatırlatan Kurum, bu devasa yıkımın ardından nasıl hızla ayağa kalkıldığını şöyle özetledi:
Sadece şehirler değil, köyler de depremden nasibini almıştı. Bakan Kurum, 11 ildeki 4 bin 333 köyde 62 bin köy evinin inşasının tamamlandığını müjdeledi. Üstyapı projelerinin yanı sıra 11 bin kilometrelik devasa altyapı çalışmalarının da eş zamanlı yürütüldüğünü belirterek, “Şehirlerimiz eskisinden daha güçlü, daha temiz, daha güzel olsun istedik. Bu vizyonla altyapı projelerimizi hayata geçirdik.” dedi.
Bakan Kurum, afetlere hazırlık konusunun önemine dikkat çekerek, Türkiye nüfusunun yüzde 70’e yakınının deprem bölgelerinde yaşadığına vurgu yaptı. Bu gerçeğin ışığında 81 ilde kentsel dönüşüm çalışmalarının kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti. Şimdiye kadar 2 milyon 510 bin bağımsız bölümün modern ve güvenli yapılara dönüştürüldüğünü açıkladı.
Özellikle İstanbul’a ayrı bir parantez açan Kurum, “Türkiye’de yaptığımız her iki dönüşüm projesinden birini İstanbul’a yapıyoruz.” diyerek bu metropole verilen önemi dile getirdi. Siyaset üstü bir anlayışla, 39 belediyeyle iş birliği içinde çalıştıklarını aktardı. İstanbul’daki dönüşümü hızlandırmak amacıyla başlatılan “Yarısı Bizden Kampanyası” ile 78 bin bağımsız birimin yenilendiğini müjdeledi.
Sağlam konutlara ve dirençli şehirlere giden yolun bir diğer önemli ayağının da sosyal konutlar olduğunu belirten Bakan, TOKİ vasıtasıyla bugüne dek 1 milyon 750 bin sosyal konutu milletin hizmetine sunduklarını anlattı.
“Ev Sahibi Türkiye” sloganıyla başlatılan ve 81 ilde 500 bin sosyal konut inşa etmeyi hedefleyen dev projeye 5 milyondan fazla vatandaşın başvurduğunu söyleyen Kurum, sürecin hızlı ilerlediğini belirtti: “Söz verdiğimiz gibi, kuralarımızı hızla çekmeye başladık. Şu ana kadar 26 ilde kuralar çekildi ve 96 bin 272 hak sahibimiz belirlendi. Mart ayında tüm kuraları tamamlayacak ve 2027 Mart ayında da inşallah evlerimizi teslim etmeye başlayacağız.”
Bakan Kurum, ev sahibi olmayan tek bir vatandaş kalmayana dek sosyal konut üretiminin durmayacağının altını çizdi. Bu uğurda tüm imkanların seferber edildiğini ve “Gayrimenkul Sertifikası” ile “Emlak Katılım Yatırım Finansmanı” gibi yenilikçi araçlarla sürdürülebilir bir konut piyasası yaratmaya çalıştıklarını dile getirdi. Türkiye’nin konut üretimindeki güçlü kurumsal kapasitesinin dünya tarafından takdirle izlendiğini de ekledi.
Bugün kuraları çekilen 500 bin Sosyal Konut Projesi gibi yenilikçi atılımlarla hem konut arzının artırıldığını hem de yüksek kiralar ve hayat pahalılığı gibi temel sorunlara çözüm üretildiğini vurguladı. Kurum, “Bu milletin istikbali için on yıllarca alın teri dökmüş emeklilerimizin sıkıntılarını hafifletmek, ev alma umudu olmayan gençlerimize bu umudu aşılamak için her aracı değerli görüyoruz.” diyerek projelerin sosyal boyutuna dikkat çekti.
Sadece konut yapmadıklarını, aynı zamanda sürdürülebilir şehircilik anlayışıyla yepyeni bir kent ortamını milletin hizmetine sunduklarını belirten Bakan Kurum, sözlerini vizyoner bir mesajla tamamladı: “İnanıyorum ki ‘Asrın İnşası’nda yazdığımız başarı öyküsünü, Yüzyılın Konut Projesi ve yeni projelerle zirveye taşıyacak, ‘Türkiye Yüzyılı’nı güvenli evlerin, mutlu ailelerin ve güçlü şehirlerin yüzyılı yapacağız.” Bu hedefe ulaşmak için her türlü öneriyi, talebi dikkate alacaklarını ve milletle birlikte projeleri hayata geçirmeye devam edeceklerini belirtti.
Toplantı, milletvekillerinin görüşlerini bildirmesi ve Bakan Kurum’a yönelttiği sorularla sona erdi.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.