Washington Post’un gündeme getirdiği çarpıcı detaylarla, 67 can alan Potomac faciasının sorumlusu olarak ABD Federal Havacılık İdaresi (FAA) işaret ediliyor. Soruşturma, kazanın tamamen önlenebilir olduğunu ortaya koydu.
Washington Post’un gözleri üzerine çeken haberine göre, Amerika’yı sarsan ve 67 kişinin hayatına mal olan uçak kazasının ardındaki karanlık sırlar yavaş yavaş aydınlanıyor. Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB) Başkanı Jennifer Homendy, soruşturmanın seyrini değiştirecek açıklamalarla Federal Havacılık İdaresi’ni (FAA) doğrudan hedef gösterdi.
NTSB Başkanı Homendy, bir yıldır titizlikle süren incelemeler sonucunda ekibin, kazanın yüzde 100 önlenebilir olduğu kanısına vardığını duyurdu. Bu çarpıcı açıklama, kazanın sadece talihsiz bir olaydan ibaret olmadığını, aksine sistemsel ihmallerin bir sonucu olduğunu gözler önüne serdi.
“Başka sıkıntılı noktalar var mı? Federal Havacılık İdaresinin bu noktalara dikkat etmemesinden endişeli miyim? Buna cevabım ‘Evet.'”, diyerek FAA’ya yönelik endişelerini dile getiren Homendy, havacılık devinin uyarıları göz ardı etmekle suçlandığını belirtti.
Soruşturma sürecinde daha da dikkat çekici bir detay ortaya çıktı: Homendy’nin açıklamasına göre, kazayla ilgili görüşüne başvurulan bazı FAA yetkilileri, “misilleme” korkusuyla ifadelerinin kayıt altına alınmasını istemedi. Bu durum, kurum içindeki olası bir korku iklimine ve bilgi akışındaki engellere işaret ediyor.
Kazanın temel sebeplerinden biri olarak belirlenen kritik hata ise FAA’nın 4. rotayı doğrudan 33 numaralı pist yoluna yerleştirmesiydi. Homendy bu durumu “Bu helikopter rotası en başından orada olmamalıydı.” sözleriyle net bir şekilde ifade etti. Bu basit ama ölümcül karar, bir yolcu uçağı ile askeri helikopterin Potomac Nehri’ne düşmesine zemin hazırlamıştı.
NTSB soruşturması, hava trafik kontrolörlerinin de ağır bir yük altında çalıştığını gözler önüne serdi. Çarpışmaların “sık sık kıl payı atlatılması” nedeniyle kontrolörlerin “duyarsızlaştığı ve yoğunluktan bunaldığı” belirtildi. Bu durum, son derece yoğun hava sahasında görev yapan bu kritik personelin karşılaştığı zorlukları vurguluyor.
Soruşturma ekibi sadece FAA’yı değil, ABD ordusunu da eleştirdi. Ordu, yükseklik ölçümlerinin hatalı olabileceği konusunda pilotları uyarmada yetersiz kalmakla suçlandı. Havaalanı çevresindeki hava sahasının alışılmadık derecede yoğun olduğu da raporda altı çizilen bir başka önemli nokta.
İlgili pilotların veya kontrolörlerin “vasıfsız, yetkinlikleri azalmış veya uykusuz” olduğuna dair doğrudan bir kanıt bulunamadığı belirtilirken, FAA’nın kazanın olduğu gece kuledeki kontrolörlere zamanında uyuşturucu ve alkol testi yapmadığı tespiti, soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Tüm bu ağır suçlamaların ardından FAA’dan yapılan açıklamada ise, NTSB’nin bulgularının takdir edildiği ve konunun dikkate alınacağı belirtildi. Ancak bu kısa açıklama, kamuoyunun ve mağdur yakınlarının yüreğindeki soruları gidermeye yetmedi.
Hatırlanacağı üzere, 29 Ocak 2025’te başkent Washington yakınlarındaki Ronald Reagan Havalimanı civarında, American Airlines’a ait bir yolcu uçağı ile “Black Hawk” tipi askeri bir helikopter çarpışmıştı. Kaza anına dair görüntüler kısa sürede sosyal medyada yayılarak tüm dünyayı şoke etmişti.
60 yolcu ve 4 kişilik mürettebat taşıyan yolcu uçağı ile 3 askeri personelin bulunduğu askeri helikopter, çarpışmanın ardından Potomac Nehri’nin soğuk sularına gömülmüştü. Yetkililer, kazada ne yazık ki hiçbir kurtulanın olmadığını açıklamıştı. Hayatını kaybeden 67 kişiden 55’inin kalıntılarına ulaşılarak kimlikleri tespit edilmişti.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.