MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin grup toplantısında Suriye’deki son gelişmeleri, uluslararası siyaseti ve iç gündemi değerlendirirken, “Suriye haritası tek renge büründü” vurgusu yaptı.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Grup Toplantısı’nda yaptığı çarpıcı konuşmada, MHP ve Cumhur İttifakı’nın, Türkiye’nin ve Türk milletinin siyasi omurgası olduğunu bir kez daha net bir dille ifade etti. Bahçeli, “Üç Hilal’in sadece bugünün değil, yarınların da partisi, geçmişle geleceği birbirine bağlayan bir fazilet ve feraset köprüsü” olduğunu dile getirdi.
Sözlerinin arasına, “Bizim folluğumuzda kuluçkaya yatıp başka kümeslerde yumurtlayanların, çıraklık dönemini aramızda geçirip gıcırdayan başka kapı diplerinde ustalık taslayanların milliyetçi Ülkücü Hareketi hakkıyla idrak etmeleri neredeyse imkansızdır” ifadeleriyle, siyasi sahadaki “döneklere” karşı keskin bir eleştiri getirdi.
Türkiye’nin tarihi bir eşikten geçtiğini belirten Bahçeli, “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedeflerinin, Türk milletinin kendi kaderine aracısız sahip çıkma hamlesi olduğunu vurguladı. Bu hedeflere karşı çıkanları “kurak, kukla, korkak” olarak tanımlayan MHP Lideri, art niyetli yaklaşımlara asla prim verilmeyeceğinin altını çizdi. “Kim veya kimler söz ve eylemleriyle bu hedefleri baltalama amacındaysa maksatlıdır, marazlıdır, mahsurludur, maşadır” sözleriyle, iç ve dış odaklara net bir gözdağı verdi.
Bahçeli, Türk milletinin hangi kökenden olursa olsun tüm fertlerinin kardeşçe bir arada yaşamasının demokratik rejimin asli görevi olduğunu hatırlatarak, “Edepsizin edepliyi bastırması, haksızın da haklıyı astırması son bulmalı” çağrısında bulundu. Bu süreçte birliği bozmaya yönelik her türlü girişimin demokrasiye değil, anarşiye hizmet edeceğini kaydetti.
Devlet Bahçeli, konuşmasının en dikkat çekici bölümlerinden birini Suriye’deki son gelişmelere ayırdı. Özellikle Kürt vatandaşlarımızı terör örgütü YPG ile yan yana getirme çabalarını “fahiş bir gafillik” olarak nitelendiren Bahçeli, bu tür provokasyonların Türkiye’ye taşınmasına asla izin verilmeyeceğini belirtti. “Suriye Cumhuriyeti’nde yeni bir denklem, yeni bir paradigma, yeni bir yapı oluşmuştur” sözleriyle, bölgedeki dengelerin değiştiğine işaret etti.
MHP lideri, 30 Ocak 2026 tarihinde Şam yönetimi ile SDG/YPG arasında, kapsamlı bir ateşkes ve askeri-idari yapıların Suriye Cumhuriyeti’ne entegrasyonu hususunda bir anlaşmaya varıldığını hatırlattı. Bu gelişmenin, Suriye’nin egemenliğini güçlendiren ve uzun vadeli istikrarı tesis eden bir “kavşak noktası” olduğunu ifade etti. Bahçeli’ye göre, devlet otoritesi sağlandı, SDG/YPG’li teröristler mevcut hatlardan çekilecek ve hükümete bağlı birlikler Haseke ve Kamışlı merkezlerine konuşlanacak.
Ayrıca, SDG/YPG’ye bağlı üç tugaydan oluşan bir tümenin kurulacağını, Ayn el Arab’taki silahlı unsurların ise Halep’e bağlı birer tugay olarak yapılandırılacağını açıkladı. Bahçeli, “Artık komşu ülkemiz Suriye’nin haritası tek bir renge bürünmüş, Siyonist-emperyalizme kiralık tetikçilik yapanlar işgal ettikleri alanlardan çıkarılmıştır” ifadelerini kullandı. Bu anlaşmanın uygulama sürecinin “dün başladığını” sözlerine ekledi.
Bahçeli, 27 Şubat 2025 tarihinde PKK’nın kurucu önderliği tarafından yapılan “Barış ve Demokratik Toplum Çağrısı”nın Suriye’de olumlu karşılık bulduğunu ve önemli bir aşamanın geçildiğini savundu. Bu çerçevede, “PKK’nın kurucu önderliğine DEM Parti’den tüm örgüt uzantılarına kadar saygı gösterilmesini istemek ve beklemektir” ifadelerini kullanarak, tartışmalara yol açacak bir talepte bulundu.
MHP Lideri, “Türk bizim, Kürt bizim, Türk milleti de biziz ve hepimiziz” diyerek birlik ve beraberlik mesajını pekiştirdi. Provokasyonlara karşı uyarılarda bulunan Bahçeli, “Koyun beni hak aşkına yanayım, Dönen dönsün ben dönmezem yolumdan” sözleriyle kararlılığını sergiledi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Suriye devletinin terörle mücadelesini “endişe verici” bulmasını “hüsran verici bir hezeyan” olarak nitelendiren Bahçeli, Özel’i Esad’ı kalbinde taşımakla ve aklını YPG’ye kaptırmakla itham etti. Bahçeli, Özel’in “HTŞ’ye kravat takmakla olmaz” sözlerine gönderme yaparak, “Sen de YPG’nin kravatını takabilirsin, Mazlum Abdi’yle el ele verebilirsin” dedi. Özel’e, “Zırvayı bırak sadede gel” diyerek, Suriye’nin toprak bütünlüğünden duyduğu rahatsızlığı itiraf etmesi çağrısında bulundu.
Erken seçim konusundaki açıklamalarına da değinen Bahçeli, Özel’in bu çağrılarını “siyasi ahmaklık” olarak değerlendirdi. Seçimlerin belirlenen tarihte yapılacağını ve Cumhur İttifakı’nın “Türk ve Türkiye Yüzyılı’nın cümle kapısı”nı aralayacağını vurguladı. “CHP Genel Başkanı merak etmesin, seçim günü gelip çattığında Türk milleti… organize yolsuzluk çetesine Türkiye’nin kaç bucak olduğunu muhakkak gösterecektir” sözleriyle muhalefete yüklendi.
Uluslararası arenadaki giderek karmaşıklaşan kriz ve kargaşaya da değinen Bahçeli, İkinci Dünya Savaşı sonrası oluşan düzenin “yıkık dökük bir harabeye” döndüğünü ifade etti. Özellikle ABD’nin İsrail’in tahrik ve tacizleriyle İran’a yönelik askeri operasyon ihtimalini “Siyonist-emperyalizme ait bir vandallık” olarak tanımlayan Bahçeli, bunun sadece bölge için değil, dünyanın tamamı için yakıcı bir tehlike oluşturacağını söyledi.
“Rodrigez Modeli” olarak adlandırılan kukla yönetici sisteminin gayrimeşruluğunu vurgulayan MHP lideri, İran’ın ve diğer bağımsız devletlerin geleceğini tayin edecek tek gücün kendi halklarının iradesi olduğunu belirtti. ABD ile İran arasında diyalog ve diplomasinin öne çıkması gerektiğini kaydeden Bahçeli, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın tarafları uzlaştırma çabalarının takdire şayan olduğunu söyledi. Bölgenin yeni bir savaşı kaldıramayacağının altını çizerek, barışçıl bir çözüm için Türkiye ve Katar’ın arabuluculuk çabalarının desteklenmesi çağrısında bulundu.
MHP’nin AR-GE Başkanlığı bünyesinde hazırlanan “İnsanlığın Huzuru” çalışmasına dikkat çeken Bahçeli, Türkiye’nin yeni yüzyılın ikinci çeyreğinde, Avrasya ve Afrika’da bir barış ve istikrar merkezi olma mecburiyetinde olduğunu dile getirdi. “Süper Güç Türkiye” yolundaki yürüyüşlerinin devam edeceğini belirten Bahçeli, “Ne tarihimizi ne de coğrafyamızı değiştirme imkanına sahip değiliz. Ama hep birlikte daha güzel bir gelecek inşa edebiliriz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasını, Şeyh Edebali’nin öğüdünü hatırlatarak sonlandıran Bahçeli, “Milliyetçi Hareket Partisi ve Cumhur İttifakı nereden kaynaklanırsa kaynaklansın küçük siyasi hesapların kendi ayaklarına pranga vurmasına izin vermeyecektir” dedi. Son olarak, “Anadolu huzura, Öcalan umuda, Ahmetler makama ve Demirtaş yuvasına dönünceye kadar kararımız nettir” sözleriyle konuşmasına nokta koydu.
Öte yandan, Bahçeli’nin grup toplantısında, üzerinde Turan Haritası ve Türk Savaşçısı yorumu bulunan, yakut taşlarla süslü özel bir rozet ile Ayyıldız, Selçuklu Kartalı, Üç Hilal, Bozkurt figürleri ve 16 Türk Devlet Bayrağı gravürlerinin yer aldığı bir yüzük taktığı da dikkatlerden kaçmadı.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.