TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, El Cezire Mübaşir TV’de yaptığı açıklamalarda, Türkiye’nin sınırlarında terör oluşumlarına asla izin vermeyeceğini, Suriye’de kapsayıcı bir yönetimden yana olduğunu ve YPG/SDG’ye demokratik süreçlere katılma çağrısı yaptığını vurguladı. Filistin’deki soykırıma karşı duruşunu yineleyen Kurtulmuş, bölgedeki emperyalist oyunlara ve vekalet savaşlarına son verilmesi gerektiğini belirterek, adil bir dünya düzeni ve İslam ülkeleri arasında iş birliği çağrısında bulundu.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, El Cezire Mübaşir TV’de gündeme dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Suriye’den Filistin’e, bölgesel güvenlikten uluslararası adalete kadar birçok başlıkta Türkiye’nin duruşunu ve beklentilerini net bir dille ifade etti. Kurtulmuş, özellikle sınırlarımızda herhangi bir terör yapılanmasına asla müsaade edilmeyeceğinin altını çizdi.
Suriye’deki istikrarsızlığın Türkiye’yi derinden etkilediğini vurgulayan Kurtulmuş, Baas rejiminin ardından Türkiye’nin her zaman istikrarlı ve kapsayıcı bir yönetimin kurulmasını hedeflediğini belirtti. Türkiye’nin çağrısı net: Suriye’deki tüm silahlı gruplar yeni yönetimin çatısı altında birleşmeli ve ülke, terör örgütlerinin cirit attığı bir cennete dönüşmemeli. Kurtulmuş, farklı etnik ve mezhebi yapıların özgürce bir arada yaşamasının, devlet kurumlarının yeniden inşasının ve kuşatıcı bir siyasetin elzem olduğuna değindi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, terör örgütü YPG/SDG ile meşru Suriye yönetimi arasında imzalanan mutabakatı hatırlatarak, bu tehdidin ortadan kalkması temennisini dile getirdi. Türkiye’nin Cumhuriyet tarihinde 50 yılını terörle mücadeleyle geçirdiğini anımsatan Kurtulmuş, PKK’nın ülkeye yaşattığı ağır insani ve ekonomik maliyeti gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Sınırlarda ayrılıkçı oluşumu kabul etmeyiz” sözlerini yineleyen Kurtulmuş, PKK elebaşı Öcalan’ın silah bırakma çağrısının Suriye’deki uzantıları için de geçerli olduğunu belirtti.
Kurtulmuş, YPG/SDG’ye seslenerek, “Gelin Suriye’nin demokratik süreçlerinin unsuru olun, siyasetin içinde, parlamentonun içinde yer alın. Ayrılıkçı terör örgütü olarak değil, ülkenin siyasal bir parçası olarak yeni Suriye’deki yerinizi alın. Bu, tarihi bir tekliftir, tarihi bir fırsattır” dedi. Türkiye’nin tutumunun sahada ve masada aynı olduğunu, Suriye Kürtlerinin kimlikleriyle var olmasını desteklediğini ancak hiçbir terör örgütünü kabul etmeyeceğini açıkça ifade etti.
Kurtulmuş, terör örgütlerinin bazı güçler tarafından vekalet savaşlarının piyonları olarak kullanıldığına dikkat çekerek, bu örgütlerin tasfiye edilmesini ve halkın iradesine dayalı demokratik yapıların yükselmesini istediklerini söyledi. “Yeter artık, bu oyunun sonuna geldik” diyerek bölge halklarına çağrıda bulunan Kurtulmuş, emperyalist güçlerin bölgedeki halkları sevdikleri için değil, kendi çıkarları için kullandığını vurguladı. “Siyonist emperyalizm, bölgedeki tüm halkları kendilerine hizmet etmesi gereken köleleri olarak görür” sözleriyle çarpıcı bir tespitte bulundu.
Türkiye’nin hiçbir ülkenin tek bir karış toprağında gözü olmadığını belirten Kurtulmuş, “Bizim yeterince geniş ve zengin bir ülkemiz var. Bizim zenginliğimizi artıracak olan şey, başka ülkelerin toprakları değil, dostlarımızın ve kardeşlerimizin bize yapacağı dualardır” diyerek Türkiye’nin bölgesel vizyonunu özetledi. Türkiye, gönül coğrafyasındaki halkların dertleriyle dertlenmeyi milli bir sorumluluk olarak görüyor.
Filistin’de yaşananları, insanlık tarihindeki en büyük soykırım ve etnik temizliklerden biri olarak niteleyen Kurtulmuş, hiçbir siyasi gelişmenin bu vahşeti unutturmaması gerektiğini söyledi. İsrail’in Gazze’deki insanlık dışı uygulamalarına son verilmesi için uluslararası baskının artırılması gerektiğini vurguladı.
Kurtulmuş, “Ateşkes ilan edildi diyerek dünyanın kandırılmaması gerekir. Sözde ateşkesin ardından bile her gün bombalamalarla yüzlerce insan şehit ediliyor” ifadelerini kullandı. Türkiye’nin Filistin davasına tam destek verdiğini yineleyerek, Gazze’de bir an evvel kalıcı barışın sağlanması ve acil insani yardımların ulaştırılması için fiilen sahada olmaya hazır olduklarını ilan etti. “Devran dönmeye başlamıştır ve inşallah bir gün Filistin kazanacaktır” sözleriyle umutlu mesajını iletti.
İran’daki gelişmeleri de değerlendiren Kurtulmuş, dış müdahaleleri asla tasvip etmediklerini, İran halkının kendi sorunlarını çözebilecek ve rejimi içinde reformlar yapabilecek büyük bir tarihi müktesebata sahip olduğunu belirtti. Libya konusunda ise Türkiye’nin Trablus ve Bingazi taraflarıyla yakın temas içinde olduğunu, birleşik bir Libya için gayret gösterdiğini ve petrol iddialarının “kişi kendini söyler” misali bir yakıştırma olduğunu ifade etti.
Somaliland’ın İsrail ve emperyalist bir proje olarak bölünmesine karşı çıktıklarını vurgulayan Kurtulmuş, “Mesele Somali halkının gücünü sıfırlamak, iç çatışmalarla vakit kaybetmesini sağlamaktır” dedi. İslam ülkelerine yönelik tehditlere karşı ortak bir savunma mekanizması geliştirilmesi vaktinin geldiğini de dile getirdi.
Netanyahu yönetiminin uluslararası hukuku hiçe sayan saldırılarını hatırlatan Kurtulmuş, “Netanyahu’nun temsil ettiği siyonist yayılmacılık, Nil’den Fırat’a kadar olan bu geniş coğrafya kendilerinin olana kadar silahlarını susturmayacaktır” dedi. Bu durumun Türkiye için bir milli güvenlik meselesi olduğunu ve bu saldırganlığa karşı Türkiye’nin aklının ucundan dahi geçiremeyecekleri şekilde hazır olması gerektiğini vurguladı.
Mısır ve Türkiye ilişkilerinin önemine de değinen Kurtulmuş, “Mısır ve Türkiye, İslam dünyasının iki büyük gücü, iki önemli ülkesidir. Bu ülkeler arasında çok daha yakın ilişkilerin kurulması aklın gereğidir” diyerek dostluğun ve iş birliğinin ehemmiyetini belirtti.
Mevcut uluslararası sistemin dünyayı taşıyamadığını ve adaletsizlik ürettiğini söyleyen Kurtulmuş, adil, hakkaniyetli ve tüm ülkelerin egemen eşitliğini kabul eden yeni bir sistemin kurulması gerektiğini savundu. Dünya’nın bir kaoslar dönemine girdiğini ancak umutsuzluğa kapılmamak gerektiğini dile getirdi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, son olarak Suriye’deki tüm kesimlere seslendi:
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.