6 Şubat depremlerinin üzerinden geçen üç yılda, adalet mekanizması işleyişini sürdürüyor. Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’tan gelen son bilgilere göre, felaketteki sorumluluklarla ilgili bugüne kadar 3 bin 673 kişi hakkında dava açıldı. Bu süreçte yargının kapasitesi artırılırken, binlerce dava karara bağlandı ve adalet arayışı tüm hızıyla devam ediyor.
6 Şubat depremlerinin yürekleri dağlayan yıl dönümünde, Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, Afyonkarahisar’daki bir programda önemli açıklamalarda bulundu. Milletimizin hafızasına kazınan bu büyük afetin üçüncü yılında, hayatını kaybedenlere bir kez daha rahmet dileyen Bakan Tunç, ülkenin dört bir yanını saran acının derin izler bıraktığını vurguladı. Ancak bu süreçte milletin kenetlenme ruhu ve dayanışmasının da destansı bir şekilde ortaya çıktığının altını çizdi. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde yaraların sarılması ve şehirlerin yeniden ayağa kaldırılması, temel bir vazife olarak ele alındı.
Bakanlık olarak deprem felaketinin hemen ardından hızla aksiyon aldıklarını belirten Tunç, adalet hizmetlerinin aksamaması adına 7/24 esasında çalışan bir kriz merkezi kurduklarını aktardı. Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve HSK’nın kararlarıyla yargısal sürelerin dondurulması, hak kayıplarının önüne geçmek için atılan en stratejik adımlardan biriydi. Bu sayede, felaketin şokuyla baş etmeye çalışan vatandaşların hukuki süreçlerde mağdur olmaması sağlandı.
Deprem bölgesinde görev alan hakim, savcı ve adalet personelinin gönüllülük esaslı çalıştığını dile getiren Bakan Tunç, “kardeş adliye” uygulamasıyla barınma, tahliye ve psikolojik destek gibi hayati hizmetlerin sunulduğunu anlattı. Adli tıp hizmetlerinin de seferberlik ruhuyla yürütüldüğünü, kayıpların kimlik tespitlerinin bilimsel yöntemlerle ve büyük bir titizlikle tamamlandığını ifade etti.
Bakan Tunç, depremlerin ardından bölgedeki artan iş yükünü karşılamak üzere yargı teşkilatının kayda değer bir biçimde güçlendirildiğini vurguladı. İlk günlerde çadırlarda ve kendi araçlarında fedakarca görev yapan yargı mensuplarının gösterdiği gayretin takdire şayan olduğunu belirtti. Hatta cezaevi kurtarma personelimiz CEKUT’un, Kahramanmaraş’ta 41 canımızı enkazdan kurtardığını aktardı.
Deprem sonrası bölgede 731 adli, 28 idari olmak üzere toplam 759 ilk derece mahkemesinin kapıları açıldı. Ayrıca 27 bölge adliye mahkemesi dairesi ve 17 bölge idare mahkemesi dairesiyle toplam 44 istinaf dairesi faaliyete geçirildi. Bu hamleler, özellikle idari yargı ile hukuk ve ceza yargılamalarındaki yoğunluğa cevap vermek ve yargılamaların hızlanmasını sağlamak amacıyla atıldı.
Bakan Tunç, kamuoyunun merakla beklediği ceza yargılamalarıyla ilgili somut rakamları paylaştı: “Deprem ceza yargılamaları kapsamında bugüne kadar 2 bin 673 kişi hakkında dava açıldı.” Bu süreçte bilirkişi raporlarının, yargıçların kararlarında belirleyici olduğunu dile getiren Tunç, 202 kişi hakkında 1 yıldan 21 yıla kadar değişen sürelerde hapis cezaları verildiğini açıkladı. Halihazırda 142’si tutuklu, 59’u hüküm özlü olmak üzere 201 kişinin ceza infaz kurumlarında olduğunu, 949 kişi hakkında ise adli kontrol kararı uygulandığını ekledi. Soruşturma aşamasında 949, kovuşturma aşamasında 2 bin 673 kişi hakkındaki sürecin devam ettiğini de belirtti.
Hukuk mahkemelerinde deprem kaynaklı 64 bin 663 dava açıldığını aktaran Tunç, bu davaların 58 bin 149’unun yani yüzde 90’ının ilk derecede karara bağlandığını müjdeledi. İstinaf yoluna başvurulan 5 bin 655 davanın ise yüzde 61’i sonuçlandırılmış durumda. İlk derece hukuk mahkemelerinde devam eden dosya sayısının 8 bin 688 olduğunu da ekledi.
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yürüttüğü projelerin hızla ilerlemesi için idari yargı süreçlerinin ehemmiyetine değinen Bakan Tunç, 119 bin 957 idari davanın açıldığını ve bugüne kadar 86 bin 467’sinin karara bağlandığını ifade etti. Bu hızlı çözüm, yeniden yapılanma sürecine hukuki anlamda büyük bir destek sağlıyor.
Depremin acılarının unutulmasının imkansız olduğunu tekrar vurgulayan Bakan Tunç, milli birlik ve beraberlik ruhuyla şehirlerin yeniden inşa edildiğini anımsattı. Yakın zamanda TBMM’nin gündemine gelecek olan 12. Yargı Paketi’nin, kanun yolu uygulamalarını ilgilendiren önemli düzenlemeler içerdiğine dikkat çekti. Bu pakette, bozma sonrası dosyaların öncelikli incelenmesi gibi yargılamaların uzamasını engelleyecek reformist adımlar yer alıyor.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Muhsin Şentürk ise, 2025 yılında 141 bin dosyanın sonuçlandırıldığını belirtti. Ayrıca Türkiye’deki siyasi parti yapısına dair bilgiler de paylaşan Şentürk, 187 aktif siyasi partiden 40’ının seçime girme yetkisine sahip olduğunu, 2025’te 28 yeni partinin kurulduğunu ve 9 partinin kapandığını kaydetti. Siyasi partilere yönelik çalışmaların şeffaflık ilkeleri kapsamında titizlikle yürütüldüğünü ifade etti.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.