Küresel piyasalar haftaya gergin bir başlangıç yaptı. Orta Doğu’daki tansiyon, ABD’deki kar fırtınası ve teknoloji devlerinin bilançoları yatırımcıları tedirgin ederken, güvenli liman arayışı altını rekor seviyelere taşıdı. Türkiye cephesinde ise Fitch’ten gelen olumlu haber yüzleri güldürdü.
Küresel piyasalarda yeni haftanın başlangıcı pek de sakin değildi. Yatırımcılar, Orta Doğu’da yükselen tansiyondan Amerika’yı etkisi altına alan kar fırtınasına, kurumsal bilançolardan merkez bankası kararlarına kadar birçok gelişmeyle boğuştu. Bu dinamik atmosferde, risk iştahı düşerken, güvenli liman arayışı doruğa çıktı.
Amerika Birleşik Devletleri’nin İran’a yönelik olası bir askeri müdahalesi beklentisi, Orta Doğu’daki gerilimi adeta tavan yaptırdı. Bölgeden gelen her haber kırıntısı, piyasaların seyrini etkilerken, yatırımcılar gelişmeleri soluksuz takip etti.
Öte yandan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Grönland konusundaki net olmayan duruşu da risk algısını körükleyen faktörlerdendi. Tarife uygulamasından geri adım atılmış olsa da, bölgeyle ilgili potansiyel müzakerelerin belirsizliği, piyasalardaki tedirginliği artırdı.
Kurumsal tarafta ise ABD’de açıklanan bilançolar adeta mercek altına alındı. Özellikle teknoloji dünyasının önemli oyuncularından Intel’in gelir ve kar tahminlerinin beklentilerin altında kalması, cuma günü yarı iletken sektöründe büyük bir satış baskısı yarattı.
Geçen yılın son çeyreğinde geliri yıllık bazda %4 azalan Intel’in hisseleri %17 değer kaybederken, bu satış dalgası Asyalı yarı iletken hisselerine de yayılarak yeni haftaya satıcılı bir başlangıca neden oldu.
Ekonomik ve jeopolitik gelişmelerin yanı sıra, ABD’yi etkisi altına alan şiddetli kar fırtınası ve dondurucu soğuklar da piyasaları olumsuz etkiledi. Ülke genelinde 10 binden fazla uçuş iptal edilirken, yaklaşık 770 bin kişi elektriksiz kaldı. Texas, New York, New Jersey ve Washington D.C. gibi kritik eyaletlerde hayat adeta durma noktasına geldi.
Özellikle ekonomik aktivitenin kalbi sayılan şehirlerdeki bu fırtına, başta imalat sanayi, ulaşım ve enerji sektörleri olmak üzere birçok alanda olumsuz sonuçlar doğurma potansiyeli taşıyor. Bu durum, yatırımcıların daha da temkinli davranmasına yol açtı.
Küresel risk algısının zirve yapması, jeopolitik gerilimler ve merkez bankalarının yoğun altın alımları, yatırımcıları bir kez daha güvenli limanlara itti. Bu arayışın en net yansıması ise altın ve gümüş fiyatlarında görüldü.
Altının onsu, yeni haftada 5.000 dolar barajını aşarak rekor tazeledi! Haftanın ilk işlem gününde 5.093 dolar seviyesini gören altının ons fiyatı, şu sıralarda %1,7 yükselişle 5.067 dolardan alıcı buluyor. Altındaki bu göz kamaştırıcı yükseliş, gümüşe de sirayet etti.
Gümüşün onsu da 109,45 dolarla rekor seviyeyi test ederken, cuma günkü kapanışın %4,3 üzerinde 106,9 dolardan işlem görüyor.
ABD tahvil piyasasında ise alış ağırlıklı bir seyir öne çıktı. ABD’nin 10 yıllık tahvil faizi, düşüşünü dördüncü işlem gününe taşıyarak %4,22 seviyesine geriledi.
Dolar endeksi, cuma günü %0,8 düşüşle 97,6 seviyesine indikten sonra, yeni haftada da %0,5 azalışla 97,1 seviyesinde seyretti. Brent petrolün varil fiyatı ise %0,3 azalışla 65,2 dolarda dengelendi.
New York borsasında cuma günü S&P 500 endeksi %0,03, Nasdaq endeksi %0,28 değer kazanırken, Dow Jones endeksi %0,58 düştü. ABD’de endeks vadeli kontratlar haftaya negatif başladı.
Avrupa borsalarında ise cuma günü Almanya hariç satışlar hakimdi. Yeni haftada bölgedeki endeks vadeli kontratlar yine satıcılı seyrediyor. Rusya-Ukrayna Savaşı’na dair gelişmeler de Avrupa piyasalarını etkilemeye devam ediyor. Polonya Cumhurbaşkanı, Rusya’nın tehdit olmaya devam edeceğini vurgularken, Litvanya ve Ukrayna liderlerinden de AB üyeliği ve toprak bütünlüğü mesajları geldi.
Asya tarafında da haftanın ilk işlem günü negatif bir başlangıca sahne oldu. Ancak Japonya’da hükümetin kura müdahale edebileceği yönündeki haber akışı, Japon yeninin değer kazanmasında etkili oldu. Cuma günü dolar/yen paritesi %2,4 düşüşle 154,7 seviyesine gerileyerek müdahale iddialarını güçlendirdi. Japonya Başbakanı, spekülatif piyasa hareketlerine karşı gerekli adımların atılacağını belirtti.
Öte yandan, bölgedeki yarı iletken hisselerindeki düşüş dikkat çekiciydi. ABD’deki satış dalgasının etkisiyle Japon ve Güney Kore piyasalarında işlem gören yarı iletken hisseleri de değer kaybetti.
Küresel piyasalar çalkalanırken, Türkiye cephesinden gelen haberler yüzleri güldürdü! Cuma günü Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, %1,1 değer kazanarak 12.992,71 puanla tüm zamanların en yüksek kapanışını gerçekleştirdi. BIST 30 endeksine dayalı şubat vadeli kontrat da akşam seansını %0,2 artışla tamamladı.
Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu "BB-" olarak teyit ederken, kredi notu görünümünü "durağan"dan "pozitif"e çevirerek önemli bir mesaj verdi.
Bu revizyonun ardında, Eylül 2024’teki not artırımından bu yana döviz rezervlerindeki beklenenin üzerinde artış ve dış kırılganlıklardaki ek azalma yatıyor. Ayrıca, rezerv kalitesindeki iyileşme, döviz cinsi koşullu yükümlülüklerin azalması, sıkı makroekonomik politikaların sürdürülmesi ve belirgin politika gevşemesi riskinin gerilemesi de bu kararda etkili oldu.
Fitch, Türkiye’de 2026 sonunda reel politika faizinin %4,5, 2027 sonunda ise %2 olacağını öngörüyor. Enflasyonun ise 2027 sonunda %19,5’e düşmesi bekleniyor.
Dolar/TL, cuma gününü 43,3640’tan tamamlarken, yeni haftanın açılışında %0,1 artışla 43,3920’den işlem gördü.
Analistler, bugünün ajandasında yurt içinde sektörel enflasyon beklentileri, yurt dışında ise ABD’den gelecek Chicago Fed ulusal aktivite endeksi, dayanıklı mal siparişleri ve Dallas Fed imalat sanayi endeksi verilerinin takip edileceğini belirtiyor. BIST 100 endeksi için ise 13.000 ve 13.100 puan direnç, 12.900 ve 12.800 puan destek olarak öne çıkıyor.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.