Ticaret Bakanı Ömer Bolat, İstanbul’da düzenlenen 3. Türkiye-Çin İş Konferansı’nda iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri değerlendirdi. Bolat, 55 yıllık diplomatik bağların yanı sıra, 1419 Çin firmasının Türkiye’deki faaliyetlerini ve ticaret hacmindeki dönüşüm hedeflerini vurguladı. Turizmden yatırıma, tedarik zincirlerinden vize kolaylıklarına kadar geniş bir yelpazede işbirliği potansiyelini masaya yatırdı.
Türkiye ile Çin arasındaki ekonomik bağlar, İstanbul’da gerçekleşen 3. Türkiye-Çin İş Konferansı‘nda bir kez daha mercek altına alındı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın katılımıyla, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) ile Çin Uluslararası Ticareti Destekleme Konseyi (CCPIT) öncülüğünde düzenlenen bu kritik buluşma, iki dost ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 55. yıl dönümüne denk geldi. Konferans, sadece mevcut durumu değerlendirmekle kalmadı, aynı zamanda 4. Çin Uluslararası Tedarik Zinciri Fuarı‘nın tanıtımına da ev sahipliği yaparak geleceğe ışık tuttu. Etkinlikte ayrıca DEİK ile CCPIT, TÜSİAD ile CCPIT ve China International Expo Center (CIEC) ile ATA Holding arasında önemli işbirliği anlaşmalarına imza atıldı.
Bakan Bolat, konferansta yaptığı çarpıcı konuşmada, Türkiye-Çin diplomatik ilişkilerinin yarım asrı aşkın süredir devam eden köklü geçmişine vurgu yaptı. Çin heyetiyle yaptığı yapıcı görüşmelerin meyvelerini vermeye başladığını belirten Bolat, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri her alanda daha da ileri taşıma arzusunu dile getirdi. Bu samimi diyaloglar, karşılıklı beklentilerin ve atılacak adımların netleşmesinde kilit rol oynadı.
Dünya ekonomisinin çalkantılı bir süreçten geçtiğini hatırlatan Bolat, geçen yıl yaşanan siyasi, askeri ve ekonomik sarsıntıların küresel ticareti derinden etkilediğinin altını çizdi. “Küresel ticaretin karşılaştığı güçlükler, dünya halklarının ekonomik refahının artması noktasında ticarete olan ihtiyacımızı daha da belirginleştiriyor” sözleriyle ticari işbirliğinin önemine işaret etti. Uluslararası Para Fonu (IMF) verilerine göre, dünya ekonomisi geçen yıl %3,2 büyürken, bu yıl için %3,1’lik bir büyüme öngörülüyor. Ancak dünya ticaretindeki artış tahmini, %2,5’ten %0,6 gibi ılımlı bir seviyeye gerilemiş durumda. Bolat, bu tabloya rağmen umutlu olduklarını ve gelecekteki verilerin bu tahminlerin üzerine çıkmasını dilediğini ifade etti.
Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Ajansı (UNCTAD) verilerine göre küresel doğrudan yatırımların 2024-2025 yıllarında 1,5 trilyon dolar civarında seyrettiğini belirten Bolat, tedarik zincirlerinin hızla yeniden yapılandığına dikkat çekti. Artan maliyetler ve riskler karşısında öngörülebilirliğin azaldığı bir dönemde, Türkiye’nin küresel ticaret sisteminin düzenli işlemesinde oynayacağı rolün paha biçilmez olduğunu dile getirdi.
Bakan Bolat, Türkiye ekonomisinin tarihinde ilk kez geçen yıl 1,5 trilyon dolarlık milli gelire ulaştığını ve kişi başına düşen milli gelirin de yaklaşık 18 bin doları aştığını gururla paylaştı. Toplam mal ve hizmet ihracatında 397 milyar dolarlık devasa bir hacme ulaşıldığını da ekledi.
Türkiye-Çin toplam ticaret hacminin geçen yıl 53 milyar dolar olarak gerçekleştiğini açıklayan Bolat, Çin lehine oluşan dış ticaret fazlası konusunda Çinli ortaklara önemli teklifler sunduklarını belirtti. Amacın ticareti daraltmak değil, aksine Türkiye’nin Çin pazarındaki varlığını artırmak, ürün çeşitliliğini zenginleştirmek ve katma değeri yüksek ürünlerle “kazan-kazan” ilkesine dayalı dengeli bir ticaret yapısı kurmak olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, bu yılın ilk ayında Türkiye’den Çin’e ihracatın yüzde 32 artışla 335 milyon dolara yükselmesi, atılan adımların doğru yönde olduğunu gösteren bir umut ışığı oldu.
Türkiye ile Çin arasındaki yatırım ilişkileri de oldukça hareketli. Bolat’ın aktardığı bilgilere göre, 1465 Türk firması Çin’de faaliyet gösterirken, 1419 Çin firması da Türkiye’de iştigal ediyor. Yatırım hacmi ise Türkiye’den Çin’e 175 milyon dolar iken, Çin’den Türkiye’ye 3,2 milyar dolar gibi daha cazip bir seviyede. Özellikle finans, enerji, hizmetler, ulaştırma ve telekomünikasyon gibi stratejik sektörlerde Çin yatırımlarının yoğunlaştığını belirten Bolat, Çin’in dünya genelindeki 3,1 trilyon dolarlık doğrudan yatırım hacmi göz önüne alındığında, Türkiye’deki potansiyelin çok daha yüksek olduğunun altını çizdi.
Ulaşım ve bağlantısallıkta Kuşak ve Yol Projesi‘nin paha biçilmez bir işbirliği alanı olarak hızla geliştiğine işaret eden Bolat, turizmde de Çin’den büyük beklentileri olduğunu dile getirdi. Geçen yıl 425 bin Çin vatandaşının Türkiye’yi ziyaret etmesi, Çin’in yıllık toplam turist sayısının yalnızca yüzde 1’ine tekabül ediyor. Bu durum, Türkiye için devasa bir büyüme potansiyeli barındırıyor. Bolat, hava yolu bağlantılarının ve uçuş frekanslarının artırılması konusunda yapıcı işbirliğinin devam ettiğini vurgulayarak, 2 Ocak 2026’dan itibaren Çin vatandaşlarına getirilen vize muafiyetinin de bu potansiyeli besleyeceğini belirtti. Ancak bu kolaylığın Türk iş dünyası için de karşılıklı olarak beklenildiği mesajını verdi.
Bakan Bolat’ın bu kapsamlı değerlendirmeleri, Türkiye ve Çin arasındaki çok yönlü ve derinleşen ekonomik ilişkilerin, gelecekte çok daha parlak bir tablo çizeceğinin güçlü sinyallerini taşıyor. İki ülke arasındaki karşılıklı saygı ve “kazan-kazan” prensibiyle ilerleyen işbirliği, küresel ekonominin zorlu koşullarında dahi ayakta kalmaya ve güçlenmeye devam ediyor.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.