Türkiye ekonomisindeki olumlu rüzgarlar, faiz indirimleri ve mali disiplinle birleşince Borsa İstanbul rekor üstüne rekor kırıyor. Merkez Bankası’nın hamleleri, düşen CDS oranları ve rekor rezervlerle piyasalar şenlenirken, ekonomistler yabancı yatırımcı ilgisi ve kredi notu beklentilerinin bu yükselişi perçinlediğini belirtiyor. Geleceğe dair umut veren makroekonomik tablo, Borsa İstanbul’u zirveye taşıyor.
Türkiye ekonomisi, adeta bir bahar havasına büründü. Uzun süredir beklenen pozitif rüzgarlar, özellikle de Borsa İstanbul’da kendini gösteriyor. Yönetimin titizlikle uyguladığı ekonomik politikalar, enflasyonla mücadeledeki kararlılık ve ülkemizin jeopolitik arenadaki sağlam duruşu, yerli varlıklara olan ilgiyi her geçen gün artırıyor. Bu süreçte, dünya ekonomisi türlü çalkantılarla boğuşurken, Türkiye’nin iç dinamikleri daha belirgin bir şekilde olumlu sinyaller veriyor. Özellikle enflasyonun yavaşlama eğilimi, gelecek dönemde fiyat istikrarının daha da pekişeceği umudunu filizlendiriyor.
Yeni yıla fırtına gibi giren Borsa İstanbul, yatırımcısına yüz güldürüyor. BIST 100 endeksi, üst üste kırdığı rekorlarla adından söz ettiriyor. Geçtiğimiz günlerde uluslararası arenadaki siyasi gerginliklerin hafiflemesiyle destek bulan endeks, 13.030,83 puanı görerek zirveye tırmandı. Şu an ise %1’lik bir yükselişle 13.004 puanda seyrini sürdürüyor. Bu yükseliş, sadece rakamlardan ibaret değil; ekonomiye olan güvenin bir yansıması olarak da okunabilir.
Piyasalar, Merkez Bankası’nın (TCMB) aldığı kararların pozitif etkilerini hızla hissetti. Özellikle dün gerçekleşen faiz indiriminin ardından, bankacılık hisseleri %2’nin üzerinde değer kazanarak göz doldurdu. Bu hareketlilik, sadece bankacılıkla sınırlı kalmadı. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) de 202,7 baz puana gerileyerek, Mayıs 2018’den bu yana kaydedilen en düşük seviyeye indi. Bir diğer sevindirici gelişme ise, TCMB toplam rezervlerinin 16 Ocak haftasında 205 milyar 177 milyon dolara ulaşarak tüm zamanların rekorunu kırması oldu. Zayıf dolar ve düşen petrol fiyatlarının da dezenflasyon sürecine can suyu olduğunu eklemeliyiz.
Peki, bu muazzam yükselişin ardında yatan sır ne? Spinn Danışmanlık Kurucu Ortağı ve deneyimli ekonomist Özlem Derici Şengül, piyasalardaki bu ivmeyi birkaç ana başlık altında topluyor.
Şengül’e göre, borsadaki bu canlılığın en önemli etkenlerinden biri, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının Türkiye’ye yönelik değerlendirmeleri. Yakın zamanda bir görünüm güncellemesi beklendiğini belirten Şengül, bunun “1-1,5 yıl içinde notu da artırabilirim” mesajı taşıdığını ve kendi beklentisinin de görünümün pozitife çevrilmesi yönünde olduğunu ifade ediyor. Bu beklenti, piyasaya adeta doping etkisi yapıyor.
Borsayı destekleyen bir diğer kilit faktör ise TCMB’nin faiz indirimleri. Şengül, bu indirimlerin şirket değerlemelerini doğrudan etkilediğini vurguluyor: "Faiz indirmesi demek, değerlemelerin yükselmesi, şirketlerin fiyatları belirlenirken analistlerin kullandığı faiz oranlarının düşmesi demek. Bu durum, model portföylerinde yukarı yönlü bir fiyat potansiyeli yaratıyor." Yani, şirketlerin gelecekteki kazançları daha parlak görünüyor.
Uzun bir süredir tahvil ve hisse senedi piyasalarında yabancı katılımın sınırlı olduğunu hatırlatan Şengül, bu durumun değiştiğini belirtiyor. Artık her hafta düzenli olarak yabancı yatırımcıların piyasaya olan ilgisi artıyor. Bu sermaye girişi, sadece borsaya değil, ülkenin rezervlerine de güç katıyor. Yabancıların yeniden Türkiye’ye dönmesi, ülke ekonomisine olan güvenin somut bir göstergesi.
Enflasyonun yavaşladığı, maliye politikasının bütçeyi yılsonunda başarılı bir şekilde tamamladığına dikkat çeken Şengül, mali disiplinin devam edeceğinin beklendiğini dile getiriyor. Maliye politikasının enflasyona destek olmasının beklendiğini ekleyen Şengül, "O yüzden de bütün bu faktörler bir araya geldiğinde makro resim, piyasadaki olumlu hareketleri kuvvetle destekliyor" diyerek sözlerini noktalıyor.
Kısacası, faiz indirimleri, mali disiplin, yabancı yatırımcı ilgisi ve kredi derecelendirme beklentileri gibi pek çok unsurun bir araya gelmesiyle Türkiye ekonomisi yeni bir momentum yakalamış durumda. Borsa İstanbul’daki rekorlar, bu momentumun en somut göstergesi. Ekonomideki bu sağlam duruş, gelecek için de oldukça parlak sinyaller veriyor.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.