Ticaret Bakanlığı’nın gümrüklerde fikri mülkiyet haklarını koruma mücadelesi tam gaz devam ediyor. Son 11 yılda 26 binden fazla başvuru alınırken, sahte ve korsan ürünlere el konularak hem ekonomimiz hem de tüketiciler güvence altına alınıyor.
Küresel ticaretin genişlemesi ve dijitalleşmenin hızlanmasıyla birlikte, ne yazık ki fikri ve sınai mülkiyet hakları ihlalleri de tavan yapmış durumda. Özellikle marka, patent ve tasarım gibi değerleri hedef alan bu hırsızlıklar, hem ekonomimize darbe vuruyor hem de tüketicilerin sağlığını riske atıyor. Ancak Ticaret Bakanlığı, gümrük kapılarını bu tür sahteciliğe karşı adeta bir kaleye çevirerek büyük bir mücadele veriyor.
Marka, patent ve tasarım gibi haklar, sadece bir şirketin veya bireyin ticari değeri değil, aynı zamanda yenilikçiliğin ve yaratıcılığın da güvencesi. Sahte ürünler ise bu değerleri hiçe sayarak piyasaya giriyor, haksız rekabete yol açıyor ve en önemlisi tüketicilerin güvenini sarsıyor. Bakanlık, gümrüklerde bu ürünlerin yolunu keserek sadece ekonomik kayıpları engellemekle kalmıyor, aynı zamanda halk sağlığını ve güvenliğini de üst düzeyde koruyor. Uluslararası arenadaki taahhütlerimizi yerine getirmek de cabası.
Marka sahipleri veya patent hakkı olanlar, eserlerinin kopyalanmasını ya da sahtelerinin piyasaya sürülmesini önlemek amacıyla Ticaret Bakanlığı’na başvurabiliyorlar. Bu başvurular sonucunda, gümrüklerde hak ihlali şüphesi taşıyan eşyalara el konulabiliyor veya gümrük işlemleri anında durdurulabiliyor. Yani, fikri mülkiyet hırsızlarına geçit vermemek için hak sahipleri ve gümrükler omuz omuza çalışıyor.
İşin en etkili yanlarından biri de gümrük idarelerinin “resen durdurma” yetkisi. Yani, bir hak sahibi henüz başvuru yapmamış olsa bile, gümrük memurları bir ürünün sahte olduğunu veya fikri mülkiyet haklarını ihlal ettiğini gösteren bariz deliller bulduğunda, o ürünün işlemlerini kendiliğinden durdurabiliyor ya da ona el koyabiliyor. Bu proaktif yaklaşım, sahtecilerin işini gerçekten zorlaştırıyor.
Bu kritik süreçler için başvurular ise Bakanlığın internet sitesindeki “e-İşlemler/Uygulamalar” başlığı altında bulunan “Fikri ve Sınai Mülkiyet Hakları Programı” üzerinden elektronik olarak, kolayca yapılabiliyor.
Yıllar geçtikçe, bu alandaki farkındalık ve başvuru sayıları da artış gösteriyor. 2015 yılında 1592 olan başvuru sayısı, 2020’de 2 bin 228’e ulaştı. Geçtiğimiz yıl ise tam 3 bin 139 başvuru yapıldı ki bu, 2015’e göre yüzde 97,2 gibi kayda değer bir artış demek. Yani neredeyse iki katına çıkan bir mücadele azmi var.
2015’ten 2025’e uzanan 11 yıllık süreçte, tam 26 bin 10 kez gümrüklerde fikri ve sınai mülkiyet haklarının korunması için adım atıldı. Bu rakamlar, Ticaret Bakanlığı’nın bu alandaki kararlılığını ve ulaştığı başarıyı net bir şekilde ortaya koyuyor. Sahte ürünlerin piyasaya sızma girişimleri, gümrük kapılarında sıkı bir denetimle karşılanmaya devam edecek.
Halk Gazetesi, ülke gündemini objektif ve tarafsız bir bakış açısıyla takipçilerine ulaştırmayı amaçlayan, dijital haber platformudur. Okurlarına doğru, hızlı ve güvenilir bilgi sunma ilkesiyle, şeffaf ve sorumlu gazetecilik anlayışını benimsiyoruz.